İngiltere 55. dakikada öne geçti. Sağ kanatta topu kapan Rogers’ın arka direğe yaptığı ortada Gordon topun gelişine vurdu ve fileleri havalandırdı: 1-0.
Arjantin geriye düştükten sonra hücumda daha etkili oldu. 69. dakikada sağ kanatta topla buluşan Messi’nin altı pas önüne yaptığı ortada Gonzalez topa kafayı vurdu, yerden de seken topu kaleci Pickford çıkardı, ardından savunma tehlikeyi uzaklaştırdı. 76. dakikada ise De Paul’ün ortasında Mac Allister kafayı vurdu top yan direkten geri döndü.
Arjantin aradığı golü 85. dakikada buldu. Messi’nin pasıyla ceza yayı önünde topla buluşan Enzo Fernandez’in sağ çaprazdan sert şutunda meşin yuvarlak köşeden ağlara gitti: 1-1.
Mücadelenin 90+2. dakikasında Arjantin öne geçti. Messi’nin sağ kanattan arka direğe yaptığı ortada Lautara Martinez kafayı vurdu ve fileleri havalandırdı: 1-2.
Arjantin mücadeleyi 2-1 kazandı ve adını finale yazdırdı.
İngiltere Teknik Direktörü Thomas Tuchel: “Arjantin için hak edilmiş bir maçtı”
Atlanta Stadı’nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Alman teknik adam, iki takımın da galibiyete yakın olduğu bir mücadele olduğunu ifade etti.
Takımının oyunundan memnun olduğunu belirten Tuchel, şöyle devam etti:
“Çok yakın bir maçtı. 1-0 öne geçtik. Öne geçmemiz hak ettiğimiz bir durumdu ama maalesef oyunun momentumu değişti. Arjantin daha fazla risk aldı, daha ritimli, sanki kaybedecek hiçbir şeyleri yokmuş gibi oynadı.
Bu durum bizi geri çekilmeye zorladı. Geri blokta aktif kalmakta zorlandık, ortaları savunmakta zorlandık ve ceza sahasına giren oyunculara karşı zorlandık. Arjantin dört forvete döndü, biz de 5’li savunma hattıyla buna uyum sağlamaya çalıştık. İkili mücadeleleri kazanamadık, topa sahip olamadık ve onlar da bu durumu avantajlarına kullanarak maçı kazandılar.
Maçın genelinde eşit bir mücadele oldu. İlk 55 dakikada bizim 1-0 önde olmamız hak edilmişti ama son yarım saate bakarsak Arjantin için hak edilmiş bir maçtı. Yenilgi ne kadar sert ve büyükse, durum da o kadar önemli hale gelir. Elbette acıyı hissedersiniz. Rakibe, rakibin başarısına ve galibiyetine saygı duymanız önemlidir.”
Tuchel, alınan sonucun kendilerine pahalıya patladığını vurgulayarak, “Bir lanet veya her neyse, kendini tekrar etmesine inanmıyorum. Temelde futbola inanıyorum. Bugün bize pahalıya patladı çünkü yeterince aktif değildik. İkili mücadele kazanamadık, topla oynamaya yaklaşamadık, ortaları savunamadık.
Merkezde üç savunmacımız vardı ama ceza sahasına giren oyuncuların durduramadık. Şu anda oyun açısından bir sorun olduğunu düşünüyorum ve ben de bunun bir parçasıyım. Kenardan bunu çözmeye çalıştım ama olmadı. Oyuncularım için üzgünüm, finale çok yakındık.” açıklamasında bulundu.
“Dünya şampiyonunu elemeye çalıştık”
Arjantin taraftarının maça çok etki ettiğinin altını çizen Tuchel, kendilerini deplasmanda hissettiklerini dile getirdi.
Büyük bir rakiple oynadıklarını belirten Tuchel, “Dünya şampiyonunu elemeye çalıştık. Turnuva deneyimi olan bir oyuncu grubuyla oynadık. Bence en iyi performanslarını çok fazla risk aldıklarında sergiliyorlar. Çok rekabetçiler.” diye konuştu.
Tuchel, Dünya Kupası’nda 3’üncülük maçı oynayacaklarını anlatarak, şunları kaydetti:
“Dünya Kupası henüz bitmedi, oynanacak bir maç daha var. Şu anda çok fazla ileriye bakmak zor. Bazen gol yediğinizde, içinizde bir şeyleri serbest bırakır ve daha fazla özgürlükle oynarsınız. Futbolda cesaret gerekiyor. Bugün bunu yapamadık. Yapmak istedik, oyuncularımın her şeylerini verdiğinden şüphem yok, ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.”
Arjantin Teknik Direktörü Lionel Scaloni: “Bu galibiyet birçok şeyin kanıtı”
Atlanta Stadı’nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Arjantinli teknik adam, Arjantin’de halkın galibiyetin tadını çıkarmasını istediğini söyledi.
Oyunculara teşekkür eden Scaloni, şöyle konuştu:
“Dürüst olmak gerekirse sesim kısıldı. Bu galibiyet birçok şeyin kanıtı. Kardeşlikten, vazgeçmemekten, sonuna kadar savaşmaktan bahsediyorum. Oyuncularıma minnettarım. Özellikle oynamayan ve dışarıdan destek verenlere minnettarım. Bugün oyuna girenlerin çok önemli ve özel olduğunu düşünüyorum. Evinize her şeyinizi verdiğinizi bilerek gitmek çok önemli. Bugün bunu gösterdik. Bu takımın en iyi oynadığı zaman zorluk yaşadığı zamandır. Zorluk yaşadığımızda ve rakip biraz şüphe duyduğunda, nereye kadar gitmemiz gerekiyorsa gidiyoruz. Gol için her şeyi yaptık. Direkten döndü, kaleci çıkardı, auta gitti. 1-0 kaybetseydik ne olacaktı, 7 gol pozisyonu bulduk. Yine mutlu olurdum çünkü takım savaştığını gösterdi. 2-1 öne geçtikten sonra savunmamız gerekiyordu ve bunu da sonuna kadar yaptık.”
Diego Maradona’nın İngiltere’ye 2 gol attığı 1986 Dünya Kupası’yla ilgili konuşan Scaloni, “O günleri bugünle kıyaslayamam. O zaman çok küçüktüm. Diego’nun özellikle ikinci golü tarihe geçti ama bugün oyun seviyesi inanılmazdı. Bugün Messi, son bölümde topu aldığında De Paul, Montiel hep gol aradı. Bugün ‘Ya hata yaparsam, ya yarı finalde elenirsek’ diye düşünmeden oynadılar. Sadece futbol oynamak istediler. Bu bana çok gurur veriyor.” açıklamasında bulundu.
“İnsanların tadını çıkaracağı bir final olacak”
Lionel Scaloni, başardıklarının yanı sıra yaşanan durumların nasıl göğüslendiğinin daha önemli olduğunun altını çizdi.
Takımdaki her oyuncunun her maçta elinden gelenin en iyisini yaptığını yineleyen Scaloni, İspanya ile oynanacak final maçı için şunları söyledi:
“İspanya harika bir takım. Yenilmesinin zor olduğunu düşündüğüm bir takım karşısında çok iyi oynayıp kazandılar. Biz bu maça hazırız. İnsanların tadını çıkaracağı bir final olacak. Luis de la Fuente (İspanya teknik direktörü) teknik direktör kursumda eğitmenlerimdendi.
Onunla özel bir ilişkim vardı. Şimdi finalde karşılaşacağız. Ben İspanya’da yaşıyorum, İspanyol ailem var ama pazar günü üzgünüm, kazanmaya çalışacağız. Tabii ki bunu maksimum saygıyla yapacağız.
Umarım İspanyollar da Arjantin’in finalde olmasından memnundur çünkü Leo Messi, İspanya’da çok uzun süre oynadı. Bir oyuncunun ne kadar büyük fark oluşturduğunu anlamayı bilirler. Messi tarihin en iyisi. Zaten bunu kanıtlaması için artık daha fazla ne yapması gerekiyor?”