45,9422$% 0.17
53,6431€% 0.16
61,8566£% 0.03
6.696,28%0,13
0,00%0,00
3386558฿%-0.00556
02:00
22 Haziran 2026 Pazartesi
Türkiye'de Liyakat ve Vurdumduymazlık Sorunu!..
Sıra kimde?
Gemici'den Alman vatandaşı yurttaşlarımıza: 'Türk Vatandaşlığı İçin Başvurun'
Miço Şaşırma, Sabrımızı Taşırma!..
Riba, Ülkemizi Vatan mı edinmiş?..
FRANKFURT – Teknolojinin hayatı kolaylaştırdığı, ancak insan ilişkilerini giderek yüzeyselleştirdiği bir çağda Ökkeş TOY’un yeni kitabı “Değerinle Var”, insana güçlü bir hatırlatma yapıyor:

“İnsan, nefes aldığı için değil; değer verdiği için yaşar.”
Özellikle gençlerle yaptığı sohbetlerden süzülen gerçek hayat örnekleriyle okuru kendi iç dünyasına doğru derin bir yolculuğa çıkaran TOY, eserin merkezine şu vurguyu yerleştiriyor:
“Bir başkasının acısını paylaşmak kolaydır; asıl mesele, bir başkasının mutluluğuna içtenlikle sevinebilmektir.”
Kitabın Özelliği
“Değerinle Var”, bir öğüt kitabı olmanın ötesinde vicdana yapılan samimi bir çağrı niteliği taşıyor. Okuyucuya hazır reçeteler sunmak yerine, şu soruyla baş başa bırakıyor:
“Ben hangi değerle yaşıyorum?”
Aileden eğitime, bireyden topluma uzanan geniş bir perspektifle kaleme alınan eser, değerlerin sadece konuşulan kavramlar değil, yaşanan davranışlar olduğunu sade ama etkileyici bir dille anlatıyor.
Verilen Mesajlar
• Değerler kaybolmadı, sadece hatırlanmayı bekliyor.
• Gerçek zenginlik insanın iç dünyasında başlıyor.
• Toplumu değiştiren, bireyin kendi değerlerini yaşamasıdır.
Araştırmacı Yazar Ökkeş TOY’un altını çizdiği ifadeler ise eserin ruhunu özetliyor:
“Kendini bulmak isteyen, değerlerine baksın.”
“Değerlerini yaşat, insanlığını yaşa.”
“İnsan, değerleri kadar vardır.

“Değerinle Var”, kendine, vicdanına ve insana yeniden bakmak isteyen herkes için güçlü bir rehber niteliği taşıyor. Bu eser, okuru sadece düşünmeye değil; hissetmeye ve yaşamaya davet ediyor.
Kitaba ulaşmak için: 0178 765 71 41
ANKARA-Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik aile ve sosyal hizmet çalışmalarının daha etkin, koordineli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla iş birliği protokolü imzalandı.






İSKENDER GÜNGÖR/KÖLN-Psikolok Bettina Sobetzko sunumunda ağırlıkla, dijital çağda aile içi iletişimin korunması ve çocukların teknolojik araçlarla sağlıklı ilişki kurması üzerine odaklandı. Teknolojinin hayatı kolaylaştırdığı kadar, kontrolsüz kullanıldığında ciddi sorunlara yol açabileceğinin altını çizdi.
“KONTROL ELDEN BIRAKILMAMALI”
Sobetzko konuşmasında, cep telefonu, tablet ve bilgisayar gibi cihazların günlük rutinlerin vazgeçilmezi haline geldiğini ancak bu durumun aile bireyleri arasındaki bağları zayıflatma riski taşıdığını vurguladı.

Uzman isim, “Kontrolü elden bırakmaksızın teknik imkânlardan faydalanmak esastır. Özellikle ebeveynlerin, çocuklarının bu araçları kullanım sürelerini ve içeriklerini doğru bir şekilde yönetmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“AİLE SEMİNER SERİSİ”NİN İLK BULUŞMASI
Yunus Emre Enstitüsü yetkilileri, bu etkinliğin “Aile Seminer Serisi” kapsamında düzenlenen ilk buluşma olduğunu ve devamının geleceğini belirtti.
Programda yalnızca teknolojinin getirdiği zorluklar ele alınmakla kalmayıp, katılımcılara yönelik pratik çözüm önerileri de sunuldu. Seminerin en dikkat çeken bölümü ise interaktif soru-cevap oturumu oldu.
Etkinlik boyunca şu kritik sorulara cevap arandı:
Baskı kurmadan çocuklarda teknoloji motivasyonu nasıl sağlanır?
Sosyal ve dijital medyada çocuklara nasıl rehberlik edilir?
Özdenetim ve stres yönetimi nasıl sağlanır?
Çocuklara duygusal beceriler nasıl kazandırılır?
Sosyal ilişkilerde sağlıklı sınırlar nasıl oluşturulur?
İKİ DİLLİ BİR PROGRAM
Seminerin bir diğer önemli özelliği ise hem Türkçe hem Almanca dillerinde iki dilli (bilingual) olarak gerçekleştirilmesi oldu.
Bu sayede Köln’deki Türk ve Alman ailelerin geniş katılımı sağlanarak, kültürler arası bir iletişim köprüsü oluşturuldu.
Program sonunda katılımcılar, dijital dünyanın getirdiği meydan okumalara karşı daha bilinçli adımlar atma konusunda bilgi sahibi olduklarını belirterek, Yunus Emre Enstitüsü’ne ve uzman Bettina Sobetzko’ya teşekkür etti.
Enstitü yetkilileri, bu tür etkinliklerin devam edeceğini ve bir sonraki seminerin konusunun yakında duyurulacağını açıkladı.
UZMAN BETTİNA SOBETZKO KİMDİR?
Seminerin konuşmacısı Bettina Sobetzko, Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (Nordrhein-Westfalen) eyaletinde bulunan Hamm kentinde ikamet etmekte ve mesleki çalışmalarını burada sürdürmektedir.
Kendisi, lisanslı bir psikolog olmasının yanı sıra, mahkemeler ve resmi kurumlar nezdinde görüş bildirme yetkisine sahip psikolojik bilirkişi (psychologische Sachverständige) sıfatına da haizdir.
Sobetzko, aynı zamanda Hamm kentinin Pelkum semtinde faaliyet gösteren Psikoloji ve Sağlık Uzmanlık Merkezi’nin (Fachzentrum für Psychologie und Heilkunde) başkanlığını yürütmektedir.
Bu merkezde hem klinik psikoloji hem de sağlık alanında danışmanlık ve değerlendirme hizmetleri sunan uzman isim, Almanya’daki en itibarlı mesleki kuruluşlardan biri olan Federal Bilirkişiler Birliği’nin (Bundesverband der Gutachter) de aktif bir üyesidir.
Sahip olduğu bu derin akademik bilgi birikimi ve mesleki tecrübe, onun özellikle aile içi iletişim, dijital medya kullanımı ve çocuk psikolojisi gibi hassas konulardaki tespitlerini daha da değerli kılmaktadır.
Nitekim Köln’deki seminerde dile getirdiği görüşler, bu ciddi akademik ve hukuki altyapının bir yansıması olarak katılımcılar tarafından büyük bir dikkatle karşılanmıştır.
ANKARA-NCCM’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada imam Sheikh Ebrahim’in, caminin yakınlarında park halindeki aracında olduğu sırada kapısının zorla açıldığı belirtilerek, saldırganın Müslüman karşıtı sözler sarf ettiği ve “Ülkene geri dön!” diye bağırdığı bildirildi.
Bürokrasi Çarkları Duruyor
FRANKFURT-Sorunu çözmesi gerekenlerin sorun olmaya başladığını vurgulayan Özcan, bürokrasi çarklarının bu noktada durduğunu söyledi. Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarının milyonların Türkiye’ye akın ettiği dönem olduğunu hatırlattı.
“Bayrağını Dakikalar İçinde Görmeli”
Bulgaristan’da bir saat fazla beklemeden Türkiye’ye girmenin gurbetçi için hayati olduğunu belirten Özcan, “Devletim bunu başarmalı. Vatan sevgisine saygı duymayan memur bu noktalarda görev yapmamalı” ifadelerini kullandı.
THY Biletleri ve Yolculuk Çilesi
THY biletlerinin pahalı olmasına anlam veremediğini söyleyen Özcan, sıla-i rahim yolculuğunun cazip hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi. Avrupa’daki milyonlarca GöçTürk’ün Türkiye’nin en sadık turistleri ve yatırımcıları olduğunu vurguladı.
“GöçTürklerin Değerini Bilin”
Türkiye’nin GöçTürkleri kırmadan, küstürmeden ülkesini ziyaret etmeleri için tüm engelleri kaldırması gerektiğini belirten Özcan, “Onlar ülkesine sırf destek olsun diye bir yerine üç defa gelecek, krediler çekip yatırım yapacak. Dünyada ülkesine bu kadar bağlı başka bir göçmen grup yoktur” dedi.