44,7700$% 0.04
52,8605€% 0.05
60,7738£% 0.06
6.935,50%0,63
11.277,00%0,64
3327407฿%0.40344
02:00
Türk Akademisyenler ve Öğrenciler Birliği‘nin Frankfurt’ta düzenlediği göçün 65. yılı etkinliği, ilk neslin fedakârlıklarından bugünün başarı hikâyelerine uzanan güçlü bir toplumsal hafızayı sahneye taşıdı. Başkonsolos Akdevelioğlu ve siyasetçi Yankı Pürsün’ün mesajları, Türk toplumunun artık “misafir” değil, bu ülkenin kurucu paydaşlarından biri olduğunu ortaya koydu.
FRANKFURT/EUTURKHABER – Türk Akademisyenler ve Öğrenciler Birliği tarafından düzenlenen “Hatıralar ve Gelecek” başlıklı program, yoğun katılım ve büyük ilgiyle gerçekleştirildi.
Frankfurt Saalbau Bornheim salonunda düzenlenen etkinliğe, farklı kesimlerden çok sayıda davetli katıldı. Katılımcılar arasında akademisyenler, öğrenciler, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş yer aldı.
Moderatörlüğünü Özge Zengin (Türkçe) & Erdem Durmuş (Almanca) olarak iki dilde yaptı. Programa kısaca etkinliğin hedeflerini tanıttı.
Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması, 30 Ekim 1961’de imzalanarak Almanya’nın savaş sonrası iş gücü açığını kapatmak için Türkiye’den resmi göçü başlatan bir dönüm noktasıdır.

– Frankfurt Başkonsolosu Nagihan İlknur Akdevelioğlu
Frankfurt’ta yaşayan Türk akademisyenler ve öğrenciler olarak, bu süreci bir etkinlikte sunmak istiyoruz.
Amacımız, Türk-Alman göç tarihine dair farkındalığı artırmak, kültürel etkileşimi teşvik etmek ve katılımcılara göç, kimlik ve entegrasyon konularında düşünme fırsatı sunmak amacıyla düzenlenmek, özellikle gençlerin o dönemin koşullarını daha iyi anlamalarını sağlamaktır’’
“Bir bavula sığdırılan umutlar bugün güçlü bir köprüye dönüştü”
Göçün 65. yılı vesilesiyle düzenlenen ve bu yıl “Hatıralar ve Gelecek” mottosuyla gerçekleştirilen özel programda, Türk Akademisyenler ve Öğrenciler Birliği Başkanı Musa Aydoğan davetlilere hitap ederek anlamlı bir selamlama konuşması yaptı.

– TÖB Başkanı Musa Aydoğan
Aydoğan, konuşmasına Başkonsolos, ataşeler, siyasi temsilciler, misafirler ve gençlere hitap ederek başladı. Göçün yalnızca bir yıl dönümü değil, “binlerce hayat hikâyesinin ve ortak geleceğin izi” olduğunu ifade etti.
Türk-Alman İş Gücü Anlaşması’nın üzerinden geçen 65 yılın, bir toplumun fedakârlık, mücadele ve başarılarla örülü yolculuğunu temsil ettiğini belirten Aydoğan, şu vurguyu yaptı:
“Büyüklerimiz bir bavula sığdırdıkları umutları, hayalleri ve kimi zaman derin bir özlemi yanlarına alarak bilinmezliğe doğru yola çıktılar. Bugün bizler, onların sessizce kurduğu hayallerin içinde yaşıyoruz.”
“Geçmişin hatıraları geleceğin yolunu aydınlatıyor”
Aydoğan, göçün ilk kuşaklarının attığı cesur adımların bugün güçlü bir toplumsal yapıya dönüştüğünü ifade ederek, Almanya’daki Türk toplumunun artık yalnızca geçmişin emeğini değil, aynı zamanda bu ülkenin ekonomik, kültürel ve sosyal gelişimine yön veren bir dinamizmi temsil ettiğini söyledi.
“Bugün bizler, o gün ekilen tohumların meyveleriyiz. Ortaya koyduğumuz emek ve ürettiğimiz değerlerle Almanya’nın bugünü ve yarınında vazgeçilmez bir yer tutuyoruz.”

Aydoğan, program kapsamında sahnelenecek tiyatro gösterisi ve söyleşilerin de bu yolculuğun bir yansıması olduğunu belirterek, göç hikâyesinin kültürel hafızadaki yerini hatırlattı.
“Birlikte güçlenen bir toplum inşa ediyoruz”
Türk Akademisyenler ve Öğrenciler Birliği’nin bağımsız ve tarafsız bir sivil toplum kuruluşu olarak Almanya’daki Türk toplumunu ileriye taşıma sorumluluğunu üstlendiğini vurgulayan Aydoğan, dayanışmanın önemine dikkat çekti:
“Güçlü bir toplum, ancak birbirine omuz veren bireylerle mümkündür. Her birinizin birikimi, tecrübesi ve katkısı bu yapının en kıymetli parçasıdır.”
Aydoğan, katılımcıları bu yolculuğun bir parçası olmaya davet ederek, birlik çatısı altında daha fazla gence ulaşma hedefini paylaştı.
“Gelin, bu hikâyeyi birlikte yarınlara taşıyalım”
Türk Akademisyenler ve Öğrenciler Birliği (TAÖB) Başkanı Musa Aydoğan gençlere seslenerek ‘’Dernek faaliyetlerine aktif olarak katılarak birlikte çalışacak gençleri aramızda görmeyi arzu ediyoruz’’ diyerek

– Milletvekili Yankı Pürsün
Konuşmasının sonunda tüm katılımcılara teşekkür eden Aydoğan, akşamın ilham verici ve keyifli geçmesi temennisinde bulundu.
Diplomatik Destek ve Yoğun Katılım
Program, TC. Frankfurt Başkonsolosluğu Nagihan İlknur Akdevelioğlu ile iş birliği içerisinde hayata geçirildi. Başkonsolos Akdevelioğlu’nun da destek verdiği etkinlik, Türk toplumunun Almanya’daki köklü geçmişine ışık tutması açısından önemli bir buluşma noktası oldu.
Başkonsolos Akdevelioğlu: “Göçün 65. Yılı Bir Azim ve Umut Hikayesidir”
Türk Öğrenci Birliği (TÖB) tarafından düzenlenen anlamlı etkinlikte konuşan T.C. Frankfurt Başkonsolosu Nagihan İlknur Akdevelioğlu, Türkiye’den Almanya’ya işgücü göçünün 65. yıl dönümünü vurgulayarak, Türk toplumunun Almanya’daki başarı dolu yolculuğunu dile getirdi.
Etkinlikte, Başkonsolos Akdevelioğlu, 1961 yılında başlayan göçün sadece bir iş gücü hareketi değil, aynı zamanda büyük bir insanlık hikayesi olduğunun altını çizdi.
“Bilinmezliğe Atılan Cesur Bir Adım”
Konuşmasına birinci neslin fedakarlıklarını hatırlatarak başlayan Akdevelioğlu, Anadolu’nun bağrından kopup dilini ve kültürünü bilmedikleri bir ülkeye gelen vatandaşlarımızın cesaretine dikkat çekti:
“Anadolu’nun farklı şehirlerinden yola çıkan birinci nesil vatandaşlarımız, bilinmez bir ülkeye doğru cesur bir adım attılar. Birçoğu geri dönme düşüncesiyle gelmişti ancak zamanla burada kök saldılar ve Almanya’nın vazgeçilmez bir parçası oldular.”
Zorluklardan Başarı Hikayesine
Başkonsolos, ağır çalışma koşulları ve vatan özlemiyle geçen yılların ardından bugün gelinen noktanın gurur verici olduğunu belirtti. Türk toplumunun artık ekonomiden siyasete, bilimden sanata kadar her alanda söz sahibi olduğunu ifade eden Akdevelioğlu, şu noktaların altını çizdi:
Ekonomik Katkı: Türk toplumu sadece işçi olarak değil, işveren ve girişimci olarak da Almanya’nın kalkınmasında büyük rol oynamaktadır.
Kültürel Zenginlik: Türk kökenli bireyler, Almanya’nın toplumsal çeşitliliğinin en önemli yapı taşlarından biridir.
Gelecek Vizyonu: Üçüncü ve dördüncü nesillerin, köklerini koruyarak yaşadıkları topluma aktif katılım sağlamaları en büyük önceliğimizdir.

“Kendi Hikayemizi Biz Anlatmalıyız”
Hafızanın ve kimliğin korunması için anlatmanın önemine değinen Akdevelioğlu, “Kendi hikayemizi anlatmalıyız. Çünkü anlatmazsak, hafızamızı ve kimliğimizi kaybederiz,” diyerek geçmişle gelecek arasındaki bağın kopmaması gerektiğini vurguladı.
Sivil Toplum Vurgusu ve TÖB’e Teşekkür
Başkonsolosluk olarak göçün 65. yılına özel etkinlikler planladıklarını müjdeleyen Akdevelioğlu, TÖB’ün organize ettiği bu etkinliğin bir sivil toplum girişimi olması nedeniyle ayrıca değerli olduğunu belirtti:
“Bugünkü etkinlik tamamen bir sivil toplum girişimidir; tam da bu yüzden özellikle değerlidir. Türk Öğrenci Birliği TÖB’ü bu anlamlı buluşma için yürekten kutluyorum.”
Konuşmasını, birinci nesil büyüklere şükranlarını sunarak ve birlik beraberlik mesajı vererek tamamlayan Akdevelioğlu, katılımcılar tarafından büyük alkış aldı.

Gelecek, birlikte inşa edeceğimiz bir hikayedir.
Türkiye kökenli Alman siyasetçi FDP Milletvekili Yankı Pürsün de davetli olduğu etkinlikte yaptığı konuşmada Almanya’ya Türkiye’den gelen iş göçü ile ilgili konuştu.
‘Bugün 65 yıl sonra artık misafir işçilerin torunları değiliz, Bu ülkenin ayrılmaz bir parçasıyız. Bu süre içerisinde büyük başarılara imza attık. Almanya’da İş insanlarımız inanılmaz güçlü bir durumda. Her alanda işyeri açıyorlar.
Gençlere ayrı bir ufuk açıyorlar. Geleceği birlikte kuruyoruz’ ‘Bizler hemTürk kültürünün zenginliğini taşıyoruz. Hem de Almanya’nın demokratik değerlerine bağlıyız. Bu iki kimlik birbirine zıt değil tam tersine birbirini tamamlayan bir güçtür’ dedi.
Frankfurt Meclis önceki Başkanı Arslaner’den Tarihi Çıkış: “Burası Bizim de Ülkemiz, Sofrada Hakkımız Var!”
Etkinlikte konuşan Frankfurt Şehir Meclisi Başkanı Hilime Arslaner, göçmenlerin Almanya’daki konumuna dair ezber bozan, özgüven dolu bir konuşma yaptı.
Frankfurt’un göçmen kökenli ilk meclis başkanı olan Arslaner, “misafir” algısını yıkarak, Türk toplumunun bu ülkenin asıl sahiplerinden biri olduğunu vurguladı.
Arslaner’in büyük yankı uyandıran konuşmasındaki can alıcı başlıkları sizler için derledik:
“Alman Kalitesini Bizim Babalarımız İnşa Etti”
Arslaner, Almanya’nın bugünkü refah seviyesinin temelinde 1961 İşgücü Anlaşması ile gelenlerin alın teri olduğunu hatırlattı.

Babasının 30 yıl boyunca havalimanında bavul taşıyarak beş çocuk büyüttüğünü anlatan Arslaner, “Fabrikalarda o çok övünülen ‘Alman kalitesini’ inşa eden asıl kahramanlar, bizim en ağır işlerde ter döken ilk neslimizdir,” dedi.
Yapısal Irkçılık ve Hanau Hatırlatması
Toplumdaki takdir eksikliğinin tehlikelerine dikkat çeken Arslaner, emeğe saygı duyulmayan yerde ayrımcılığın kök salacağını belirtti:
İsim Ayrımcılığı: İsimlerimiz “Alman gibi” tınlamadığı için hala konut ve iş piyasasında dışlanıyoruz.
Irkçı Şiddet: Takdirin olmadığı yer; Hanau ve NSU gibi ırkçı cinayetlere zemin hazırlar.

“Mahcup Minnet Dönemi Bitti”*
Arslaner, yeni neslin ebeveynleri gibi “misafir” psikolojisiyle hareket etmediğini vurgulayarak cesur bir manifesto sundu:
“Ebeveynlerimizin hissettiği o mahcup minnet duygusu benim neslimde yok. Kime minnettar olacağız? Burası bizim ülkemiz, bizim şehrimiz. Kendi emeğimizle buradayız.
Cumhurbaşkanı Steinmeier’in dediği gibi: ‘Bize ait olan yeri aldık.’ Biz, harcını koyduğumuz bu refah sofrasının hak sahibi paydaşlarıyız.”
“Dönerci İmajından Çok Daha Fazlasıyız”
Türk toplumunun başarılarını rakamlarla ortaya koyan Arslaner, Frankfurt ve çevresindeki Türk kökenli iş dünyasının IHK verilerine göre bölgedeki en büyük ikinci grup olduğunu hatırlattı.

Sadece işçi değil; noterler, aşı geliştiren bilim insanları, sanatçılar ve son olarak bir Federal Bakan çıkaran bir toplum olduğumuzun altını çizdi.
Görünür Olun, Karar Mekanizmalarına Girin!
Arslaner, hak aramada pasif kalmamak gerektiğini belirterek Türk toplumuna şu çağrıda bulundu:
“Başkalarının bize değer vermesini beklemek işe yaramaz. Kendinizi görünür kılın, sesinizi duyurun! Sadece sandıkta değil; okul aile birliklerinde, spor kulüplerinde ve ticaret birliklerinde yer alın. Karar alma mekanizmalarında söz sahibi olun.”
Hilime Arslaner’in bu konuşması, Almanya’daki Türk toplumunun “nereden nereye” geldiğinin bir kanıtı olmakla birlikte, artık savunmada değil, hak sahibi olarak masada oturma iradesinin en güçlü sesidir.
Son konuşmacı Diaspora Türk editörü Ömer İgaç
‘Göç sürecini anlatan görüntüler ve hikayelerin yer aldığı; Neden Türk işçiler Almanya’ya göç etti? Göç hangi koşullar altında gerçekleşti? Göçmenlerin beklentileri nelerdi ve bu beklentiler karşılandı mı? gibi sorulara tarihin akışı içerisinde eski fotograf ve belgelerin yer aldığı büyük ilgi gören sunumunu gerçekleştirdi.
Göçün Hikâyesi Sahneye Taşındı
Etkinliğin sanatsal bölümünde KebabShow tiyatro ekibi, göçmenlerin deneyimlerini ve zorluklarını eğlenceli ve düşündürücü bir şekilde ele alan bir tiyatro gösterisi geceye ayrı bir görsel anlam kattı ve ilgi ile izlendi.
Göç temalı tiyatro performansı, izleyicilere hem duygusal hem de düşündürücü anlar yaşattı.
Göçün sadece bir yer değişikliği değil, aynı zamanda bir kimlik ve aidiyet mücadelesi olduğu vurgulandı.

“Geçmişten Geleceğe Köprü”
Organizasyon yetkilileri, etkinliğin amacının geçmişte yaşananları unutmadan geleceğe güçlü bir şekilde ilerlemek olduğunu belirtti.
Özellikle genç neslin, göç tarihini doğru anlaması ve bu mirası sahiplenmesinin önemine dikkat çekildi.
Program boyunca yapılan konuşmalarda, Türk toplumunun Almanya’daki 65 yıllık serüveninin sadece ekonomik değil; kültürel, sosyal ve akademik alanlarda da önemli kazanımlar sağladığı ifade edildi.
Kültürel Hafızaya Katkı
“Hatıralar ve Gelecek” etkinliği, katılımcılar tarafından büyük beğeni toplarken, Türk-Alman ilişkilerinin güçlenmesine ve toplumsal hafızanın canlı tutulmasına katkı sunan önemli bir organizasyon olarak değerlendirildi.

Salonda ayrıca verilen arada atıştırmalıklar ve içecek stadı, Ebru Eğitmeni Orhan Erdoğan’ın Kitap Standı Tanıtımı ve katılımcılar birbiriyle tanışma ve iletişim kurma fırsatı buldu.
Kapanışta, Başkan Yardımcısı Ersin Sarıkaya ve aynı zamanda etkinlik koordinatörü, gelen misafirlere teşekkür ederek konuşmacılara, değerli destekleri dolayısıyla T.C. Frankfurt Başkonsolosu İlknur Akdevelioğlu’na, ayrıca akşamı mümkün kılan sponsorlara özel bir teşekkür iletti.
Özellikle değerli sunumu için Ömer İgaç Bey’e ve tiyatro gösterisi için KebabShow ekibine de teşekkürlerini sundu. Ardından hediyeler takdim edildi ve grup fotoğrafları çekildi.
Hessen’de Bakım Krizi Kapıda: Halk Gelecekten Umutsuz!
1
New York’ta, ‘Azınlık Toplumu Olarak Müslümanca Yaşam’ konulu konferans!..
149395 kez okundu
2
Solingen Kurbanları Filibe’de toprağa verildi!..
118708 kez okundu
3
DİTİB, Hessen eyaletinde İslam din dersi eğitimine devam edecek
108045 kez okundu
4
Katar Başbakanı resmi olarak ateşkesi duyurdu!…
59982 kez okundu
5
Haydi Onurcan’a destek olalım
50624 kez okundu