DOLAR

46,6489$% 0.04

EURO

53,2087% 0.17

STERLİN

61,6590£% 0.13

GRAM ALTIN

6.091,93%-0,62

ÇEYREK ALTIN

10.096,00%0,99

BİTCOİN

2788094฿%-0.77751

İmsak Vakti a 02:00
Amsterdam PARçALı BULUTLU 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Unutulmuş Göçmen Kökenli Babaları Kim Koruyor?

Göçmen kökenli babaların aile hukukunda yaşadığı ayrımcılık, destek eksikliği ve çocuklarla bağlarının kopması, entegrasyon ve toplumsal istikrar için kritik bir sorun olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, baba-çocuk ilişkisi üzerine bağımsız araştırmaların artırılması, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve aile mahkemelerinde kültürlerarası yetkinlik geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

"1" height="10" width="20%" direction="up">

Ayrımcılık, yetersiz destek ve aile hukukunda birçok babanın yaşadığı acının üzerindeki sessizlik!..

Ülkemizi derinden sarsan korkunç bir şiddet olayı yaşandı. Mağdurlara, yakınlarına ve bu akıl almaz suçtan ruhen ya da bedenen etkilenen herkese içten taziyelerimi sunuyorum. Böyle bir eylemin hiçbir gerekçesi olamaz. Ceza sorumluluğu yalnızca faildedir.

"1" height="250" width="100%" direction="up">

Ancak böylesi bir trajediden sonra hukuk devleti, çoğu zaman görmezden gelinen toplumsal sorunları konuşma cesaretini göstermelidir. Yüksek gerilimli aile davalarındaki sorunları tartışmak, şiddeti mazur göstermek değil; tam tersine, hukuk devletinin sorumluluğunun bir ifadesidir.

Göçmen Kökenli Babaların Görmezden Gelinen Acısı

Uzun yıllardır aile mahkemelerinde anne ve babaları temsil ediyorum. En sık karşılaştığım gruplardan biri göçmen kökenli babalar. Çocuklarıyla bağlarının kopmasını hayatlarının en ağır ruhsal yarası olarak tanımlıyorlar. Birçoğu sadece ailesini değil, ekonomik varlığını, sağlığını ve devlet kurumlarına güvenini de kaybediyor.

Türkiye, İran, Afganistan, Arap ülkeleri ve diğer birçok coğrafyadan gelen ailelerde baba-çocuk ilişkisi kültürel ve kişisel açıdan olağanüstü bir öneme sahiptir. Bu bağın kalıcı olarak kopması, kimlik ve baba sorumluluğunun derin bir kaybı olarak yaşanıyor.

Bilimsel Araştırma Eksikliği mi Var?

Kadına yönelik şiddet ve nedenleri üzerine yoğun araştırmalar yapılırken, göçmen kökenli babaların durumunun yeterince incelenip incelenmediği sorusu gündeme geliyor. Bugüne kadar şu sorulara dair kapsamlı araştırmalar eksik:

• Dil ve kültürel engeller aile mahkemelerinde babaları nasıl etkiliyor?
• Uzun süreli temas kaybı ruh sağlığını nasıl zedeliyor?
• Psikososyal destek yeterince sağlanıyor mu?
• Gençlik daireleri ve mahkemeler ile yaşanan deneyimler bilimsel olarak incelendi mi?
• Baba-çocuk bağı farklı kültürel modellerde nasıl değerlendiriliyor?

Bu sorular bağımsız ve ideolojiden arındırılmış araştırmaları hak ediyor.

Entegrasyon Babasız Olmaz

On yıllardır entegrasyon tartışılıyor. Ancak babaların entegrasyon, toplumsal istikrar ve çocukların gelişimindeki rolü yeterince konuşulmuyor.

Göçmen kökenli çocuklar iyi okullar ve dil desteğinin yanı sıra, anne ve babalarıyla sağlıklı bağlara da ihtiyaç duyuyor. Entegrasyon tartışmalarında babanın rolü göz ardı edilmemeli.

Eşitlik Aynı Dikkati Gerektirir

Anayasa’nın 3. maddesi kadın ve erkeği eşit korur. 6. madde ise anne ve babanın ebeveynlik hakkını güvence altına alır.

Bu, göçmen kökenli babaların durumunun da ciddiyetle incelenmesi gerektiği anlamına gelir. Daha fazla bağımsız araştırma, daha güçlü kültürlerarası yetkinlik, daha iyi dil desteği ve psikososyal yardım şarttır.

Siyaset ve Bilime Çağrı

Göçmen kökenli babaların yaşadığı sorunları konuşmak kadınlara karşı değil; hukuk devletinin anne, baba ve çocukları eşit koruma sorumluluğu içindir.

Demokratik toplum, aile hukukunda kendini yeterince duyuramadığını hisseden babaların kaygılarını da dile getirmelidir. Bilim, sorulmamış sorularla değil, açık tartışmalarla ilerler.

Bu nedenle göçmen kökenli babaların yaşam gerçekliğini bağımsız ve disiplinler arası araştırmalarla incelemek gerekiyor. Çünkü ancak onların deneyimleri bilindiğinde adil çözümler üretilebilir.

Çocuklar sevgi, güven ve sorumluluk ister. Çoğu durumda bunun için hem anneye hem babaya ihtiyaç duyarlar. Modern bir hukuk devleti, köken, dil veya kültür nedeniyle kimseyi dışlamadan her iki ebeveyni de çocuklarının sorumluluğunda güçlendirmelidir.

DE/

Wer schützt die vergessenen Väter mit Migrationsgeschichte?

Diskriminierung, fehlende Unterstützung und das Schweigen über das Leid vieler Väter im Familienrecht
Von Dr. Dr. Iranbomy, Rechtsanwalt

Die jüngste Gewalttat hat Deutschland tief erschüttert. Mein aufrichtiges Mitgefühl gilt den Opfern, ihren Angehörigen und allen Menschen, die durch dieses unfassbare Verbrechen seelisch oder körperlich betroffen sind. Eine solche Tat ist durch nichts zu rechtfertigen – die strafrechtliche Verantwortung liegt allein beim Täter.

Gerade nach solch einer Tragödie muss ein Rechtsstaat den Mut haben, über gesellschaftliche Probleme zu sprechen, die oft verdrängt werden. Eine offene Diskussion über die Belastungen in eskalierten Familienverfahren bedeutet keine Rechtfertigung von Gewalt, sondern ist Ausdruck rechtsstaatlicher Verantwortung.

Das vergessene Leid vieler Väter mit Migrationsgeschichte

Seit vielen Jahren vertrete ich als Rechtsanwalt Eltern in familiengerichtlichen Verfahren. Besonders häufig begegne ich Vätern mit Migrationsgeschichte, die den Verlust des Kontakts zu ihren Kindern als die schwerste seelische Verletzung ihres Lebens beschreiben.

Viele verlieren nicht nur ihre Familie, sondern auch ihre wirtschaftliche Existenz, ihre Gesundheit und ihr Vertrauen in staatliche Institutionen.

Für Familien aus der Türkei, dem Iran, Afghanistan, arabischen Staaten und anderen Herkunftsländern hat die Vater-Kind-Beziehung eine herausragende kulturelle und persönliche Bedeutung.

Wird diese Beziehung dauerhaft unterbrochen, erleben viele Betroffene dies als tiefgreifenden Verlust ihrer Identität und ihrer Verantwortung als Vater.

Fehlt es an ausreichender wissenschaftlicher Forschung?

Während Gewalt gegen Frauen zu Recht intensiv erforscht wird, bleibt die Situation von Vätern – insbesondere von Vätern mit Migrationsgeschichte – weitgehend unbeachtet. Es fehlen belastbare Studien zu Fragen wie:

• Sprachliche und kulturelle Hürden in familiengerichtlichen Verfahren
• Psychische Folgen langjähriger Kontaktabbrüche
• Psychosoziale Unterstützung für betroffene Väter
• Erfahrungen mit Jugendämtern und Gerichten
• Kulturelle Bedeutung der Vater-Kind-Bindung

Diese Themen verdienen unabhängige wissenschaftliche Aufmerksamkeit – frei von politischen oder ideologischen Tabus.

Integration gelingt nicht ohne Väter

Integration wird seit Jahrzehnten diskutiert, doch die Rolle engagierter Väter für soziale Stabilität und die Entwicklung ihrer Kinder bleibt oft unbeachtet. Kinder mit Migrationsgeschichte brauchen nicht nur gute Schulen und Sprachförderung, sondern – sofern ihr Wohl nicht gefährdet ist – stabile Bindungen zu beiden Elternteilen. Wer über Integration spricht, darf die Rolle des Vaters nicht ausblenden.

Gleichberechtigung bedeutet gleiche Aufmerksamkeit

Artikel 3 des Grundgesetzes schützt Frauen und Männer gleichermaßen vor Benachteiligung, Artikel 6 garantiert das Elternrecht beider Elternteile. Daraus folgt die Verpflichtung des Staates, auch die Situation von Vätern mit Migrationsgeschichte ernst zu nehmen und zu prüfen, ob bestehende Verfahren ihren Bedürfnissen gerecht werden.

Ich plädiere für mehr unabhängige Forschung, stärkere interkulturelle Kompetenz in familiengerichtlichen Verfahren, bessere Sprachmittlung und erweiterte psychosoziale Unterstützungsangebote für Väter – sowie eine regelmäßige Evaluation familiengerichtlicher Entscheidungen.

Ein Appell an Politik und Wissenschaft

Die Diskussion über die Situation von Vätern mit Migrationsgeschichte richtet sich nicht gegen Frauen, sondern für einen Rechtsstaat, der Mütter, Väter und Kinder gleichermaßen schützt.

Eine demokratische Gesellschaft sollte den Mut haben, auch über die Sorgen jener Väter zu sprechen, die sich im Familienrecht nicht ausreichend wahrgenommen fühlen. Wissenschaft lebt von offenen Fragen – nicht von Tabus.

Ich wünsche mir eine unabhängige, ideologiefreie und interdisziplinäre Forschung über die Lebenswirklichkeit von Vätern mit Migrationsgeschichte. Nur wer ihre Erfahrungen kennt, kann gerechte Lösungen entwickeln.

Kinder brauchen Liebe, Geborgenheit und Verantwortung. In den meisten Fällen brauchen sie dafür – wenn keine Kindeswohlgefährdung besteht – sowohl ihre Mutter als auch ihren Vater.

Ein moderner Rechtsstaat sollte alles daransetzen, beide Eltern in ihrer Verantwortung für das Kind zu stärken und niemanden aufgrund seiner Herkunft, Sprache oder Kultur vorschnell an den Rand zu drängen.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Almanya’yı Sarsan Katliam: Velayet Anlaşmazlığı Kanlı Saldırıya Dönüştü, 6 Kişi Hayatını Kaybetti

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.