DOLAR

44,7700$% 0.04

EURO

52,8605% 0.05

STERLİN

60,7738£% 0.06

GRAM ALTIN

6.935,50%0,63

ÇEYREK ALTIN

11.277,00%0,64

BİTCOİN

3327407฿%0.40344

İmsak Vakti a 02:00
Amsterdam AZ BULUTLU 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X

Dizlerimizi Kırdık Kaderin Karşısında Onu Bekliyoruz!..

"1" height="10" width="20%" direction="up">

"1" height="250" width="100%" direction="up">

& Küfrün dünyaya salvet vaktidir. Hayretin yeri yok ibret vaktidir. Belki de tevhidin kudret vaktidir. Kim bilir hukukun devlet vaktidir. Uzaklara bakıyor ve güneşin doğmasını bekliyoruz. Uzakların depremi şiddetli olur bilesiniz.

& Tarihteki aşiret ve kabile anlayışından devlet anlayışına geçilmiştir. Öyle ki kısa süreli Hz. peygamber döneminde devletin sistemi kurulmaya çalışılmıştır. Hz. Ebu Bekir döneminde bu sistem korunmuştur. Hz. Ömer döneminde bu sistem kurum ve kurallarıyla devam ettirilmiştir.

Bu devlet sisteminde İslam iklimi insanlığa adalet, güven ve merhamet sunmuştur. İnsanlığı, bu devletlerde vahyin kardeşlik ve tevhit projesi kurtarmıştır. Bugün de insanlığı kardeşlik ve tevhit projesi kurtaracaktır. Birlik, beraberlik ve tevhit olmanın inşasına yeniden başlanmalıdır.

& Tarihte insanlığın yaşadığı çöküşün önünü açan son Peygamber, Hz. Muhammed’dir. Yeryüzünde her Peygamberin iki asli görevi vardır. Keza her bireyin de iki asli görevi bulunur. Bu da cehaletle mücadele ve hukuk mücadelesidir.

Klasik ifade ile tebliğ ve tebyin, yani cihattır. Bu iki mücadele de insanlığın mutluluğu içindir. Peygamberden sonra onun yerleştirdiği devlet sistemi, Hz. Ebu Bekir tarafından korunmuştur.

& Hz. Ömer ise bu devlet sisteminde, kurum ve kurumsallaşmasıyla ciddi açılımlar yapmıştır. Hz. Ömer dönemi, Müslümanların ikinci açılım dönemidir. Osmanlı devleti ise Müslümanların üçüncü açılım dönemidir.

İnşallah dördüncü açılım, Türkiye Cumhuriyeti dönemi olacaktır. Bugün dünyada, yenidünya düzenine geçilirken, Türkiye olarak bizlerde o açılımı görmek umudundayız.

& Tarihte bu vahyi açılımlar yapılırken ecdadımızın toplumsal bütünleşmede aldığı temel kriterler bizim için örnektir. Öyle ki Peygamber (sav), Medine’de on yıl kalmıştır. Bu dönem içerisinde bir şehir devleti kurmuştur.

Bu devletin anayasası ve vatandaşlık ilkesine vurgu yapmıştır. Vatandaşlık ilkesi, kardeşleşme ve tevhid projesi olan toplumsal bütünleşmedir. Peygamberimiz yeni bir üst kimlik oluşturmuştur.

Bu üst kimlik etrafında toplanılmış, kabile ve aşiret anlayışına son verilmiştir. Desene “toplumsal bütünleşme / tevhit projesi” devreye sokulmuştur. Bu proje başarılı da olmuştur.

& Peygamberin vahiy destekli bu projesi, tarihi bir projedir. Döneminin kabile ve aşiret anlayışının sebepleri ortadan kaldırılmıştır. Bir devlet içerisinde bütün vatandaşlar eşit haklara sahip olmuştur. Medine anayasası ile yeni bir anlayışa geçilmiştir.

Bugün de aynı proje devlet politikası olarak devreye sokulmalıdır. Alt kimlikler devre dışı bırakılarak üst kimliğe vurgu yapılmalıdır. Bunun için yeni projeler üretilmelidir. Bu üst kimlik etrafında toplanmayı engelleyen sebepler ortadan kaldırılmalıdır.

Devletin alt kimliklere tanıdığı ayrıcalıklar, bunların devlet içinde devlet olmasına imkan tanımış, halkın, devlete sığınma yerine bu örgütleri sığınağı haline getirilmiştir. Halk, çıkar amaçlı, bu dini görünümlü aşiret ve kabilelere teslim edilmiştir.

& Dün olduğu gibi bugün de aşiret ve kabileler güçlerinin gitmemesi için mücadele edeceklerdir. Bu aşiret ve kabileler (modern ifadesiyle cemaat ve tarikatlar) otoriteleri sarsıldığından içlerindeki kin ve nefretleri daha da artacaktır.

Hristiyan dünyası, bu alt kimliklerden dolayı üç yüz yıl savaştılar. Daha sonra ortak bir ilke olan “laiklik ilkesinde” buluşmak zorunda kaldılar. Sonuçta tarihte aşiret ve kabileler, elde etmiş oldukları nüfuz ve gelirlerden mahrum kalmışlardır.

Bu kabile ve aşiretler, bu yolculuklarını dini görünüm adı altında bugün de sinsice yürütüyorlar. Ama yine de insanlığın ortak vicdanında kabul gören kardeşlik ve tevhid ilkesine ses çıkaramamışlardır.

& Hatta buna Yahudileri de katabiliriz. Kur’an Yahudiler Allah’ın ayetlerini küçük bedellere sattıklarından bahseder. Küçük bedel almaları karşılığında hakkı gizlemelerinin çirkin bir şey olduğunu ifade eder.

Aynen bunun gibi Peygamberin vefatından sonra bu aşiret ve kabileler de küçük bedellere geresin geri döndüler. Cahil halkı saflarına katıp kullandılar. Bu cahil halkı Allah’la aldattılar. Bugün bu kabile ve aşiretlerin tek çatı altında toplanması bu milletin kurtuluşu için tek çıkar yoldur.

Bugün Müslümanlar, aşiret ve kabilelerlekendi aralarında tamamen ayrılmışlardır. Görünürde birbirlerine selam verilse de ayrıldıklarında söylemler ortadadır. Keza kurumlarda kendi dışındakilere yaşama hakki tanımıyorlar.

Adalet terazileri tamamen bozulmuştur. Kendi aşiret ve kabilelerine Müslümandırlar. Belki niyet güzel olsa da akıbet hayır olmamıştır.

& Anne sevdiği yavrusuyla akşam aynı yatağı paylaşır. Gece derin uykusundan çocuğunun üzerine düşüp öldürür. Sabahleyin kalkıp çocuğunu eline alır oturup da ağlar.

Bizlerin durumu da bugün aynıdır. Niyetler güzel olsa da sonuç buraya varmıştır. Yapılması gereken yeni bir üst kimlik projesidir. Peygamberin dağılmış Ensar’ı çağırdığı gibi bu dağılmış Müslümanları tek çatı altında toplamaktır.

Bugün dünden daha çok bu tarihsel projeye ihtiyacımız bulunmaktadır.

(MİLLETİMİZİ AYAKTAN TUTAN TEK UNSUR ZORLUKLARDA BİRLİK VE BERABERLİKTİR. DESENE TEVHİT RUHUDUR)

& Bilindiği gibi tarihte Peygamberin vefatından sonra Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarında ölen yakınlarının hesabını sormaya başladılar. Hatta Peygamber vefatından sonra pek çok kesim vergi dâhil vermeme ve mürted olma yolunda harekete geçtiler.

Hz. Peygamber döneminde, İslâm egemenliği altına giren aşiret ve kabilelerden siyasi ve dini açılardan muhalefet ve isyan dalgası yayılmaya başlamıştı. Bu hareketlere yönelik, halifenin müdahalesi oldukça sert olmuştur. Halife zorlu bir mücadele sonrasında mürtetlerin isyanını bastırmış, İslâm toplumunun egemenliğini tekrar sağlamıştır.

& Peygamber döneminde kabul ettikleri idareye, O’nun vefatından sonra eski aşiret ve kabile yaşamlarına geri dönmek için başkaldırmışlardı. Bu dönemde Peygamberlik iddiasında bulunanlar, İslâm’ı bırakıp cahiliyeye dönenler daha da artmaya başlamıştı.

Öte yandan Hz. Ebû Bekir döneminde, genel olarak devlete bağlı kalmakla beraber, zekât vermeme kararı da almışlardır. Halife’nin, zekât vermeyenlere karşı müdahalesi de oldukça sert olmuştur. Müslümanlara zekât, gayrimüslimlere ise cizye sorumluluğu yükleyen İslâm, her iki kesime de müdahale etmiştir.

Söz konusu isyancılar, İslâm dininin yayılışına ve siyasi yapılanmasına son vermeyi amaçladıkları için mücadele kaçınılmazdı.

& Halife, zekât vermemeyi, İslâm toplumunun devletine karşı bir isyan olarak görmüştür. Hz. Ebû Bekir, namazla zekât arasındaki irtibata ve inceliğe dikkat çekmiştir.

Çünkü vergi hem kutsal, hem de devlet olmanın zorunlu şartıdır. Bugün önemli bir arifenin eşindeyiz. Kısır döngü tartışmaları bırakıp üst çatı projesi uygulanmalı toplumsal bir çıkış aranmalıdır. Bugünde isyan hareketleriyle mücadele edilmektedir.

Bu aşiret ve kabileler devletin içinde güç elde etmeye örgütlü olarak devam etmektedir. Bu leş kavgası veren, devletin altını oyan aşiret ve kabilelere asla fırsat verilmemelidir.

& Dini görünümü kılıf yapan, adalet fukarası örgütlü suç odaklarının her birinin emir aldığı yer başkadır. Çünkü işin tabiatı böyledir. Etrafımızda olup bitenler Müslümanlara çerçeveyi daha da daraltmış, yeni bir açılımı zorunlu kılmış, yeniden adil bir düzenin kurulmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Devlet, kendi kurumlarını çeşitli grupların ve ideolojilerin işgaline son vermelidir. Devlet hepimizin ortak malıdır. Kimsenin kimseden ayrıcalığı olmamalıdır. Referans, kendi cemaat, tarikat adam ideolojisine adam kayırma bir ribadır. İnsan hakkıdır. Ne yazık ki kökü riba olan bu aşiret ve kabileler, bankalardaki ribanın haram olduğunu da söyleyip dururlar.

& Bunun için yeni bir vizyona ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu son açılımı yapabilirsek Türkiye’yi yeni bir dönem beklemektedir. Dar kafalı ve sığ görüşlere artık son verilip bütün mazlumların umudunun yeşermesini bekliyoruz.

Devletin ve insanlığın geleceği bu alt kültürlere yani devlet içinde örgütlü aşiret ve kabile anlayışına son verilmelidir. En azından kurumlardaki işgaline son verilmelidir. Halkın tedirginliği git gide daha da artmaktadır. Yoksa bugün ki musibetten daha kara musibetleri bizleri beklemektedir.

& Bunun için bugün, dün olduğu gibi adil bir devletin şemsiyesi altında toplanma zamanı gelmiştir. Bu seçiminşallah yeni dönemde bu iktidardan ve Cumhurbaşkanımızdan hararetle sosyal, idari ve iktisadi alanda tevhit bekliyoruz ve umuyoruz.

Bugün Türkiye’nin asil evlatları, tarihe geçecek bu asil tarihi duruşu ve bu açılımı beklemektedir. Peygamberi Medine de bekleyen Ensar gibi dört gözle bekliyoruz.

(GÜLÜŞÜNE KURŞUN SIKSALARDA DÜŞEN UMUTLARI KALDIRACAK BİR LİDERİ, DİZLERİMİZİ KIRDIK KADERİN KARŞISINDA ARTIK ONU BEKLİYORUZ. HER KIŞIN YÜREĞİNDE BEKLEYEN BİR BAHAR GİBİBEKLİYORUZ. TEVHİDSİZ, YALNIZ BİR TAŞTAN DUVAR OLMAZ Kİ BİLESİNİZ) Saygılarımla

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Solingen kurbanları anıldı!..

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.