DOLAR

29,1386$% -0.68

EURO

32,3052% -0.25

STERLİN

36,7564£% -0.76

GRAM ALTIN

1.922,21%-0,31

ÇEYREK ALTIN

3.240,00%0,86

BİTCOİN

1261315฿%-0.91319

Öğle Vakti a 13:09
İstanbul AZ BULUTLU 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Yüksel ASLAN

Yüksel ASLAN

15 Şubat 2024 Perşembe

Dava Partisi niçin kuruldu

Dava Partisi niçin kuruldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

-Yüksel ASLAN

– Türklerin, Müslümanların ve göçmenlerin, Almanlar tarafından eşit vatandaş olarak görülmemesi,

– Mevcut siyasi partilerde Almanya’daki muhafazakâr Müslüman kitlenin siyasi temsiline imkan tanınmamış olması,

– Alman merkez partilerinin, genelde görmek istedikleri, kendilerinin istediği doğrultuda siyaset yapan ve geldiği ülke insanını ve değerlerini karalayacan, Türkler, müslümanlar ve göçmenler arasında sevilmeyen politikacı tipini seçiyor ve destekliyor olmaları,

– Almanların, Türklerin, Müslümanların ve göçmenlerin eşit siyasi katılımını ve kültürel çeşitliliğini benimsememiş olmaları,

– Alman merkez partilerinin, kendilerinde siyaset yapmak isteyenlerden, Müslüman muhafazakârlardan farklılıklarını ve Türkiye’ye ve geldikleri ülkelere ve değerlerine mesafeli durmaktanda öte, bu değerlerle ve insanlarla kavgalı tipler olmalarını beklemeleri,

– Ermeni yalanlarıyla Kıbrıs, Ege kıta sahanlığı, Filistine Özgürlük, Irak, Suriye ve Afganistan’da yapılan soykırım ve katliamlarla, işkence ve tecavüzler konusunda ve Ege Adalarının silahlardan arınmış olması zorunluluğuna rağmen Yunanlıların silahlandırmasına AB olarak göz yumulması,

– İsrail – Filistin çatışması ve İsrail ordusunun orantısız bir güçle sivil halkı tlediyor olması ve batı dünyasının bu konudaki iki yüzlü politikaları,

– Artan yabancı düşmanlığı, artan işsizlik ve enflasyon, kamu ve bürokraside ayrımcılık, aşırı sağın oylarının yükselmesi ve Remigration planları ve beceriksiz bir şekilde ülkeyi yönetmekten aciz olan Lamba (Ampel) Kooalisyonu‘nun (SPD, FDP ve Yeşiller hükümeti) beceriksiz yönetimi, Almanya’daki Türkleri, Arapları, Göçmenleri ve İnancını yaşayan gerçek müslümanları siyaset arenasına zorlamıştır.

Bu vesileyle #Dava siyaset sahnesindeki yerini ve güçlü posizyonunu almıştır!

Devamını Oku

Frankfurt – Sinop kıyası!..

Frankfurt – Sinop kıyası!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

-Yüksel Aslan

Avrupa’nın ve Almanya’nın Banka, Para ve fuar merkezi, ikamet eden nüfusun 2 katı iş sahası ve çalışan sayısına sahip Frankfurt şehrinde 2023 yılının tamamında, ilk 6 ayda 38, son 6 ayda 52 olmak üzere sadece ve sadece 90 yeni konut satılmış.

Sinop ilimizde ise 2023 yılında 1027 yeni konut satılmış.

ALMANYA – TÜRKİYE KIYASI

Almanya’da konut kredilerinin geri ödeme ortalama süresi 25,8 yıl (Almanya’da konut kredisi geri ödeme süreleri 15-40 yıl arası değişiyor, ortalaması 25,8 yıl!

Türkiye’de ise 25 yıl çalışan emekli oluyor, Alman 25.8 yılın üstüne 20 yıl daha çalışması lazım emekli olmak için). Türkiye’de ise konutların geri ödeme süresi ortalama 10 yıl!

Alman bir konutun borcunu bitirene kadar, Türk 2.5 konutun borcunu bitiriyor!

Kriz var(mış)!
Olabilir!
Kime göre?
Neye göre?

Nedim Yıldız kardeşime göre; “kriz, kişilerin, goygoycu kafalarında”.

Yani, işini bilene hiçbir yerde kriz yok.
İşini bilmeyene ise heryerde kriz var!

Devamını Oku

Türkiye’de Bakım Sigortası!..

Türkiye’de Bakım Sigortası!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yüksel ASLAN

Eksik ve Elzem!

İktisadi kalkınma ve refah arttıkça ülkemizde sosyal güvenlik reformları yapılmış ve işçi ve memur emekliliği, işsizlik sigortası ve benzerleri hayata geçirilmiştir.

1945 tarihli 4772 sayılı kanun ile iş kazası, meslek hastalıkları ve analık,

1949 tarihli 5417 sayılı kanun ile ihtiyarlık,

1950 tarihli 5502 sayılı kanun ile hastalık ve analık,

1957 tarihli 6900 sayılı kanun ile maluliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortaları düzenlenerek koruma sağlanan risklerin kapsamı aşamalı olarak genişletilmiştir.

1950 yılında yürürlüğe giren, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu ile kamu kesimi çalışanları için daha önce kurulan özel emeklilik sandıkları
kaldırılarak, memurlara tek çatı altında sosyal koruma sağlanmıştır.

İsteği dışında işsiz kalan sigortalıların uğradıkları gelir kaybını telafi etmeleri için 1999 yılında kurulan İşsizlik Sigortası Fonu, ilk işsizlik sigortası ödemesinin yapıldığı Mart 2002’den itibaren işsizlerin güvencesi olmaya devam ediyor.

Ülkemizde ikamet eden Türk vatandaşları 1/1/2012 tarihinde zorunlu olarak genel sağlık sigortası kapsamına alınmıştır.

PEKİ EKSİK OLAN NE?

Eksik olan “bakım sigortasıdır (Pflegeversicherung)”.

NEDEN GEREKLİ?

Ülkemizde yaşam süresi artmakta, aileler büyük aileden çekirdek aile seviyesine gerilemekte, yaşlanan nüfusa bakım konusunda bu işin eğitimini almış uzman ve profesyonel insanlara, engellilerin yaşamına uygun mekanlara gereksinim duyulmaktadır.

Ayrıca Yurtdışı Türkler (gurbetçiler) bulundukları ülkelerde “bakım sigortalarına” aidatlar ödemekte emekli olup Türkiye’ye geldiklerinde bakım sigortası konusunda karşılıklı anlaşmalar olmadığından bakım sigortası ödeneklerinden yararlanamamakta, milyarlarca Avroluk kazanılmış hakları heba olmakta, hem vatandaşımız ve hemde ülkemiz bu imkanlardan yararlanamamaktadır.

Türkiye, vakit kaybetmeksizin “bakım sigortası” uygulamasını kapsama almak z o r u n d a d ı r ve bu gecikmiş bir karar ve uygulamadır.

Devamını Oku

Almanya’da Doktor Randevuları!..

Almanya’da Doktor Randevuları!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

– Yüksel ASLAN
– “Size 7. aya randevu verebiliriz” diyor doktor yardımcısı,

Teyze soruyor:
– “Daha erken olmaz mı? kalbim ağrıyor (bilgi: kalp ağrımaz, göğüs daralır, sırt ağrısı, kol ağrısı, nefes darlığı olur vs vs),
– “Maalesef”
– “Peki 7. ayda olsun randevum”.

Sonra yanındaki diğer yaşlı arkadaşı onu teselli ediyor.
– “Olsun, 6 ay çabuk geçer”.

İçimden diyorum;”Ölmezse tabii, Allah cc teyzenin yardımcısı olsun”.

Sonra sıra bir beyefendiye geliyor.
– “Yaz aylarına randevu rica edecektim” diyor, beyefendi.
Doktor yardımcısı;
– “Yaz ayları, yaz tatili mevsimi size ancak Eylülde randevu verebilirim”.
-“Hamfendi ocak ayının başındayız neredeyse gelecek sene bugüne randevu vereceksiniz, erken olmaz mı?”,
– “Olmaz” diyor doktor yardımcısı.
– “Tamam Eylül olsun o zaman, napalım” diyor beyefendi.

Önümdeki 2 hasta, biri 7 ay sonrasına, biri 9 ay sonrasına randevu alabiliyor.

Hayat her yerde dert sahibine zor!

Ne diyelim;

Allah cc cümlemize sağlık afiyet versin.

Bizlerde sağlık ve afiyetimizin kıymetini bilip şükredelim.

Devamını Oku

Vekillerimize Teşekkürler

Vekillerimize Teşekkürler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yazıma, TC Hükümeti Ak Partiye, yurtdışından emekli olan vatandaşlarımıza, yabancı ülkelerden getirecekleri araçlarına, yurtdışına çıkmazsızın 2+2 toplamda 4 yıl Türkiye’de bırakma ve kullanma izni getirecekleri için, bu konuda gayretli çalışmalar yaparak bizlere yardımcı olduklarına yakinen şahit olduğum;

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış ilişkiler başkanı İstanbul vekili sayın Zafer Sırakaya ve gene Istanbul Milletvekilimiz sayın Oğuz Üçüncü‘ye ve YRP Konya Milletvekilimiz sayın Ali Yüksel‘e teşekkürlerimi arz ederek başlıyorum.

(Zafer Sırakaya: ‘Yurt dışı Türk toplumuna verdiğimiz tüm sözlerin arkasındayız’)

AH BU CEHALET!
Ya da akıl fukara olunca dil ukelalığı!
Efendim bu kararı güya birileri beğenmiyor ve sanki hata ve eksiklik varmış gibi diyorlar ki (gerçi demiyorlar feveran ediyorlar) neymiş; “Neden hala 185 gün bekleme zorunluluğu varmış da bu 30 gün değilmiş”!.
Konuyu izah edelim:
1. Ak Parti seçim bildirisinde olan “185 gün yerine 30 gün mevzuu” bu 2+2 yıl kararıyla 30 gün bile değil 0 (sıfır gün) olmuştur. Lakin buradaki 185 gün Almanya’nın “Vergi, İkamet, Emeklilik ve Sağlık” hukukuyla alakalı olmayıp Türkiye’nin eskiden olduğu gibi yurtdışına çıkan vatandaşından tekrar araç getirmek için beklediği 185 gün şartının 30 güne indirgenme vaadidir ki bu 30 gün dahi şimdi T.C. tarafından “Emeklilerden” talep edilmemektedir. Ve bu haliyle beklentilerin ilerisinde, takdire şayan bir karar ve düzenleme olmuştur.
2. Peki bu konuda eleştirilmek istenen 185 + 30 gün olayının aslı nedir?
A- Yurtdısından, örnek Almanya’dan emekli iseniz Türkiye’de 183 günden fazla -yani 185 de değil, 183 günden 1 gün fazla 184 gün- kaldığınızda emekliler olarak emekli aylığınızdan 1 avrodan itibaren vergi ödemekle yükümlü oluyorsunuz. Freibetrag (muaf) olan 10.900 Avro sınırından yararlanamıyorsunuz.
Bu doğuştan Alman olan emekliye de, çifte vatandaşlara da, Türk vatandaşlarına da uygulanan bir Alman kanunu, bunu Türkiye tek başına çıkaracağı bir kanun, yasa, kararnameyle asla 30 güne indiremez çünkü kendi hukukuyla alakalı bir mevzu değil. Bu Almanya’nın uhdesinde. Ancak Türkiye ikili sosyal güvenlik anlaşmaları çerçevesinde bunu Almanya’dan “istisna olarak” isteyebilir.
B. Aynı şekilde Almanya’dan emekli olan biri, bir yılda 183 günden fazla Türkiye’de kalırsa Almanya-Türkiye arasındaki mevcut sosyal güvenlik anlaşmasının getirdiği sağlık düzenlemelerine göre tamamen SSK hizmetlerinden yararlanmak durumunda kalacaktır. Bu konudaki süreleride 183 gün Türkiye’de kaldıktan sonra 30 gün Almanya ikametine bağlama hususu da Türkiye Cumhuriyeti’nin tek taraflı uhdesinde değildir.
Bu konudaki düzenlemelerde herhangi bir yasal sıkıntıda zaten yok. Sorun, insanlarımızın haklarını bilmemelerinden kaynaklı bir sorundur. Ve bu konu sadece emeklilerle alakalı da değildir.
C. Aynı şekilde bir yılda 183 günden fazla Türkiye’de kalma durumunda Alman ikamet (oturum, vize, çalışma vb) kanunu yabancılar için devreye girer. Bu konuda da 30 günlük herhangi bir ara ikamet ile hakların korunması olayı gene Türkiye Cumhuriyeti’nin değil tamamen Almanya devletinin uhdesindedir.
Yukarıdaki A, B ve C bendleriyle alakalı Ak Parti’nin herhangi bir seçim vaadi olmamıştır!
Olamazda!
Çünkü bu A ve B bendlerinde geçen kanuni düzenlemeler iki taraf ülkelerin anlaşmalarıyla,
C bendi ise tamamen Almanya’nın uhdesinde ve kararıyla değişebilecek konulardır.
Yurtdışında yaşayan sevgili vatandaşlarım,
Değerli dostlar,
Maksadımız üzüm yemekse, bağcı üzerine düşeni yapmıştır, teşekkür ederiz.
Büyüklerimiz; “Akıl ukela olunca dil fukara olur” der. Bilmemek ayıp değil! Ama bilmediği halde yapılan güzel işleri yermek, sayın vekillerimize -hangi partiden olursa olsun- hakaret etmek doğru değil. Ha kişi muhalefettir, “Eksik, hata var, biz mükemmelini yapacağız” der anlarım.
Ama tutarda “Almanın kanun ve yasasını, T.C. hükümeti değiştirsin” der ve bunu benim vekillerimden ve hükümetimden beklerse” orada dur, cehaletinle ve/veya ukelalığınla vatandaşımı galeyana getirme”, vatandaşıma da “Bilmediğin konularda gaza gelipte senin derdinle dertlenen vekillerine hakaret edenlere prim verme” derim.
Ezcümle; “Emeklilere verilecek olan 2+2 toplamda 4 yıl Türkiye’de araç bulundurma ve kullanma hakkı yerinde, takdir edilecek büyük bir başarı ve kazanımdır, emeği geçenlere teşekkür ederim”.

Aynı zamanda da vatandaşlarımı uyarırım; bu 4 yıl kesintisiz durum sadece emeklilerin araçlarıyla ilgili durumdur. Maaş ve gelir vergisi, ikamet, sağlık, bakım sigortası gibi hususlar için bir yılda 183 günden fazla Türkiye’de kalma/kalmama durumunuzda değişik kanuni uygulamalara muhatapsınız!

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.