DOLAR

32,2206$% -0.08

EURO

34,7265% 0.11

STERLİN

40,3635£% 0.11

GRAM ALTIN

2.396,93%0,17

ÇEYREK ALTIN

3.923,00%-0,58

BİTCOİN

1976398฿%-1.15387

İkindi Vakti a 16:58
Amsterdam PARÇALI BULUTLU 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bahattin GEMİCİ

Bahattin GEMİCİ

24 Ağustos 2023 Perşembe

Almanya Federal Hükümeti Çifte Vatandaşlık Yasasını Kabul Etti

Almanya Federal Hükümeti Çifte Vatandaşlık Yasasını Kabul Etti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KRV- Seçim Hakkı Girişimi Sözcüsü Bahattin Gemici:

Çifte Vatandaşlık Yasası  Sevindirdi!..

– Seçim Hakkı Girişimi sözcüleri soldan: Dr. Aysun Aldemir, KRV- Seçim Hakkı Girişimi Başkanı Bahattin Gemici ve Necla Marangoz.

ALMANYA/EUTURKHABER-Çifte Vatandaşlık Yasasının Federal Hükümet tarafından kabul edilmesini sevinçle karşıladıklarını ancak bazı eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirten Kuzey Ren Vestfalya (KRV)- Seçim Hakkı Girişimi Başkanı Bahattin Gemici, “Yıllardır verdiğimiz mücadele sonunda hedefimize çok yaklaştık.” dedi.

Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser’in çifte vatandaşlık yasasının kabine tarafından kabul edildiğini açıklaması Türk toplumu tarafından sevinçle karşılandı. KRV- Seçim Hakkı Girişimi Başkanı Bahattin Gemici, “Girişimimizin ve diğer göçmen örgütlerinin yıllardır verdikleri mücadele sayesinde bu hakkı elde ediyoruz. Bundan sonra kimse Alman vatandaşı olmak istediği için kendi vatandaşlığından vazgeçmek zorunda kalmayacak.” dedi.

Çifte vatandaşlığın altı milyon göçmeni ve bir buçuk milyon Türk’ü yakından ilgilendirdiğini belirten Gemici; “Almanya’nın yabancı işgücüne ve kalifiye elemanlara duyduğu gereksinim vatandaşlık yasasının modernleştirilmesini zorunlu kılmıştır.

Çoklu vatandaşlık, toplumsal ilerlemeye ve entegrasyona büyük katkı sağlayacaktır. Kendilerini güvende hisseden ve kendi vatandaşlığını koruyan göçmenler Almanya’yı  daha çok benimseyecek; iki ülke arasındaki ilişkilere olumlu katkılar sunacaklardır.”

YENİ YASA NELER GETİRİYOR?

Yeni yasaya göre çifte vatandaş olmak için beş yıl Almanya’da yaşamış olmak yeterli olacak. Uyum için büyük gayret sarfedenler, toplumsal kurumlara destek olanlar ve iyi derecede Almanca öğrenenler üç yıl sonra bu haktan yararlanabilecek.

67 yaş üzeri göçmenler yazılı sınav yerine sözlü sınava tabi tutulacak. Yasaya göre Almanya’da doğan göçmen çocukları da daha kolay vatandaşlık hakkı elde edebilecek.

İÇİŞLERİ BAKANI FAESER’İN AÇIKLAMASI

“Modern bir vatandaşlık yasası rekabet gücü için belirleyici bir anahtardır. Almanya’nın küresel iş merkezi olarak güçlendirilmesi için önemli bir faktör olacaktır.” diyen  Federal  İçişleri Bakanı Faeser yaptığı basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Göçmenler toplumumuzun bir parçası olmuş, büyük emekler vererek Almanya’nın kalkınmasına katkı sağlamışlardır. Göçmenlerin ülkemizde demokratik haklara sahip olmaları son derece önemlidir. Yeni yasa, toplumsal yaşama ve ekonomimize büyük güç katacaktır.

60’lı yıllardan itibaren Almanya’ya gelen ilk nesil göçmenlere dil ve uyum  kursları verilemedi. Bu yüzden ilk nesil göçmenleri dil sınavına tabi tutmayacağız. Onlara olan vefa borcumuzu ödeyeceğiz. 5 yıldır Almanya’da yaşayan, geçimini temin eden, Alman Anayasasına bağlılık gösteren ve bizim değerlerimizi kabul eden göçmenleri vatandaşlığa kabul edeceğiz.

Çifte Vatandaşlık Yasasının, Federal Mecliste ve Eyaletler Meclisinde onaylandıktan sonra yeni yılda yürürlüğe girmesi için çalışıyoruz.”

KARŞI KAMPANYAYA DİKKAT!..

CDU’nun daha önce olduğu gibi karşı kampanya yapacağını düşünmediğini belirten KRV- Seçim Hakkı Girişimi Başkanı Bahattin Gemici, “Almanya‘nın göçmen işgücüne, kalifiye elemanlara ihtiyacı vardır.  Buna karşı çıkmak aptallık olur. Ancak AfD’nin karşı kampanya yapma olasılığına karşı karşı uyanık olmalıyız.” dedi.

Gemici, yeni yasada çocuklarını yalnız yetiştirenlere, engellilere ve  öğrenimlerini sürdürenler kolaylık sağlanmasını, Alman vatandaşlığını aldıkları halde 2000 yılından sonra Türk vatandaşlığına geçtikleri için vatandaşlığı iptal edilen edilen insanlarımızın haklarının iade edilmesini istedi.

Devamını Oku

Almanya’da artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı!..

Almanya’da artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bahattin GEMİCİ/KRV- Seçim Hakkı Girişimi sözcüsü


Almanya’da
ki aşırı sağcılar, geçtiğimiz yıl yabancılara ve karşıt görüştekilere yönelik olarak 22 bin saldırı düzenlemiştir.

2023 yılbaşı gecesi Berlin, Hamburg, Köln, Düsseldorf ve Stuttgart gibi bazı büyük kentlerde, Alman ve göçmen gençlerden oluşan grupların polise, itfaiye ve yardım ekiplerinehavai fişekli, taşlı ve şişeli saldırılarını, vitrinlerin camlarını kırmalarını gerekçe gösteren bazı partiler ve kurumlar toplumu kutuplaştırmaya yönelik açıklamalar yaparak gerilimi tırmandırmakta, iç barışı tehlikeye düşürmektedir.

Şiddet olaylarını; polise, itfaiye ve yardım ekiplerine yapılan saldırıları şiddetle kınıyoruz. Ancak olayların gerisinde yatan sosyal- kültürel, ekonomik nedenleri; ayrımcılığın ve dışlanmanın vardığı noktayı da görmek zorundayız.

Siyasetçiler, yaşanan acı olayları siyaset malzemesi yapmak yerine bilim insanlarıyla, yerli ve göçmen kuruluşlarıyla işbirliği yaparak sorunlara çözüm aramalıdır.

IRKÇILIK TÜM AVRUPA’NIN SORUNUDUR

Irkçılık ve şiddet sadece Almanya’nın değil, tüm Avrupa’nın sorunudur. Kültürel uyum sorunlarının kökenini inceleyen sosyologlar “bu konudaki en büyük engelin Avrupalının doğasında var olan ırkçı yaklaşım olduğu”nu söylemektedir.

Fransa’da, Hollanda’da, Avusturya’da, İngiltere’de, İtalya’da ve diğer ülkelerde aşırı sağ giderek güçlenmektedir.

Hedefte başta Türkler olmak üzere tüm Müslümanlar vardır. Almanya’da aşırı sağın güçlenmesine gerekçe olarak artan işsizlik ve ekonomik kriz gösterilmektedir. Ancak hiçbir gerekçe insan düşmanlığını haklı kılamaz.

ALMAN YETKİLİLERE ÖNERİLER

İşsizliği ve yoksulluğu önleyecek tedbirleri alınız. Almanya’nın olanaklarını yerli yabancı ayrımı yapmadan halka eşit olarak sununuz.

Çıraklık yeri ve iş arayan yabancılara kolaylık sağlayınız, onlara üçüncü sınıf insan muamelesi yapmayınız.

Göçmenleri seçimlerde günah keçisi olarak göstermeyiniz. Uzun emekler sonucu kurulan insani ilişkileri ve dostlukları bozmayınız.

İnsanların en demokratik hakkı olan seçme ve seçilme hakkını bir an önce biz göçmenlere de tanıyınız; işlevleri son derece sınırlı olan Yabancılar Meclisi ya da Uyum Meclisi adını verdiğiniz kuruluşlarla göçmenleri oyalamaktan vazgeçiniz.

Çifte vatandaşlığı bir an önce kabul ediniz. Alman vatandaşlığına geçmeyi kolaylaştırınız. Siyasi partilerde göçmenler için kota uygulaması getiriniz.

Alman halkında yabancılara karşı varolan önyargıları ortadan kaldırmaya yönelik toplumsal, kültürel ve sanatsal çalışmaları destekleyiniz. Kamuoyunu uyarıcı ve bilgilendirici malzemeler hazırlayınız.

Konut arayan göçmenlere ayrımcılık yapmayınız. Böylelikle göçmenler de Almanların oturduğu mahallelerde ev bulabilir, çocukları Alman çocukları ile oynayabilir ve daha kolay Almanca öğrenirler.

Göçmenlerin dillerine, dinlerine ve kültürlerine saygı gösteriniz. Anadili derslerini kaldırmaktan, okul bahçelerinde Türkçe konuşmayı yasaklamaktan vazgeçiniz. Çocuklarımızı asimile etmeye çalışmayınız.

Okullarda yerli ile göçmen öğrencilerin kaynaşması için gereken önlemleri alınız. Ders kitaplarında farklı ülkelerden gelen göçmenlerin ulusal kültürlerine ve dini inançlarına yer veriniz.

Anaokulundan başlayarak eğitimin bütün kademelerinde hoşgörüye dayanan, insan haklarına saygılı, şiddete, kine ve yabancı düşmanlığına karşı bir eğitim uygulanmasını sağlayınız.

Yabancı düşmanlığı yapanlara ve şiddet uygulayanlara karşı caydırıcı yasal önlemler alınız.

Irkçılığı ve yabancı düşmanlığını körükleyen NPD ve benzeri partileri, örgütleri kapatınız, onların toplumsal barışı bozmalarına izin vermeyiniz.

TÜRK GÖÇMENLERE DÜŞEN GÖREVLER

Çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimine gereken önemi verelim. Okuyan, araştıran ve düşünen bir toplum olmak için, yaşadığımız ülkede önemli mevkilere gelmek için çalışalım.

Almanlarla iyi bir diyalog kurmanın ve onlara derdimizi anlatmanın yolu, dil öğrenmekten geçer. Yaşımız kaç olursa olsun Almanca öğrenmek için gereken çabayı gösterelim.

İşimizle, davranışımızla, çağdaş giyimimizle, komşuluğumuzla ve kültürümüzle kendimizi bu topluma kabul ettirmek için gayret edelim.

İçinde yaşadığımız ülkenin sosyal, kültürel ve dini değerlerine, yasalarına saygı gösterelim. Uyum için biz de elimizden geleni yapalım.

Yurtdışında, kendimizi ülkemizin bir elçisi olarak görelim. Türk-Alman dostluğunu geliştirmek için çaba gösterelim. Ülkemize turist göndererek onların bizi ve kültürümüzü daha yakından tanımalarını sağlayalım.

Kahvelere ve camilere kapanarak kendimizi toplumdan soyutlamayalım. Siyasi partilere, sendikalara ve diğer sivil toplum örgütlerine üye olalım. Buralarda sorunlarımızı dile getirelim, haklarımızı almak için mücadele edelim. Almanya çapında güçlü bir Türk toplumu oluşturalım.

Yabancı düşmanlığı ve ırkçılık bizi bu toplumda uzun yıllar uğraştıracak bir sorundur. Bunun için başta Türkler olmak üzere, bütünüyle aramızdaki görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak can ve mal güvenliği ve çocuklarımızın geleceği için bir araya gelmeli, ileride olabilecek her türlü olumsuz durumları hesaba katarak ona göre önlemimizi almalıyız.

  Bu toplumda barış içinde bir arada yaşamak ve kendimizi ezdirmemek için sokak sokak, mahalle mahalle örgütlü ve tedbirli olmak gerekiyor.

Yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa karşı çıkan yerli, göçmen tüm kişi ve kuruluşlar kalıcı girişimler oluşturmalı, kent, eyalet ve federal düzeyde çeşitli etkinlikler düzenleyerek aşırı sağa ve şiddet eylemlerine fırsat vermemelidir.

TÜRKİYE’DEN BEKLENTİLERİMİZ

Almanya’da 3 milyon, Avrupa’da 5 milyona yakın Türk veya Türk kökenli insanımız yaşamaktadır. Bu güç, ülkemiz için her bakımdan büyük bir potansiyeldir.

Hükümet yetkilileri daha önceleri olduğu gibi bizi “Döviz yumurtlayan tavuk” olarak görmekten vazgeçmeli, sorunlarımıza kulak vermelidir.

Çocuklarımıza ve gençlerimize sahip çıkmalı, uygarlığı ile övünen Avrupa’da bizi ırkçı saldırılardan korumak için gerekli girişimleri ve çalışmaları yapmalıdır.

Siyasetçiler, üniversiteler, bilim insanları, yazarlar, gazeteciler, sanayiciler, dışalımcılar, dışsatımcılar, tüm yetkili, etkili kişi ve kurumlar; Avrupa ve dünyanın öteki ülkeleriyle olan ilişkilerinizde bizim sorunlarımızı dile getiriniz.

Bizi yalnız bırakmayınız ve desteğinizi bizden esirgemeyiniz. Yurtdışında var olan güçlü bir Türk Toplumu da sizi unutmayacaktır.

Devamını Oku

KRV- Seçim Hakkı Girişimi’nden Olaf Scholz’a Çifte Vatandaşlık Mektubu!..

KRV- Seçim Hakkı Girişimi’nden Olaf Scholz’a Çifte Vatandaşlık Mektubu!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Foto: Dr. Aysun Aydemir, Bahattin Gemici, Necla Marangoz

KRV- Seçim Hakkı Girişimi sözcüleri Dr. Aysun Aydemir ve Bahattin Gemici, Almanya Şansölyesi Olaf Scholz’a mektup yazarak çifte vatandaşlığın bir an önce yasalaşmasını istedi.

Girişim sözcüleri, “15 Mayısta Kuzey Ren Vestfalya’daSPD’nin ağırlıkta olduğu bir hükümetin kurulması,Eyaletler Meclisindeki (Bundesrat) sandalye sayısınıdeğiştirecek ve çifte vatandaşlığın yasalaşmasını sağlayacaktır. Alman vatandaşı olan yurttaşlarımızı mutlaka oy kullanmaya çağırıyoruz. dedi.

DÜSSELDORF/

Yerel seçim hakkı ve çifte vatandaşlık için yılllardır mücadele eden ve 75 kuruluşun destek verdiği KRV-Seçim Hakkı Girişimi adına bir mektup yazan girişim sözcüleri Dr. Aysun Aydemir Bahattin Gemici, Başbakan Olaf Scholza, İçişleri ve Uyum- Bakanlığının yanısıra parti yöneticilerine ve Türk kökenli milletvekillerine seslenerek çifte vatandaşlığın bir an önce yürürlüğe girmesini istedi.

Çifte vatandaşlığın, göçmenlerin geleceği planlamalarını kolaylaştıracağını, bu topluma ait oldukları hissini vererekentegrasyonu- katılımı hızlandıracağını ve toplumsal barışa katkı sağlayacağını belirten Dr. Aysun Aydemir ve eğitimci- yazar Bahattin Gemici, “Hükümet protokolünde yer alan konuların bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz.” dedi.

Yasanın geniş kapsamlı olarak ele alınmasını isteyen girişim sözcülerinin talepleri şöyle:

1-Yaşam ve çalışma koşulları nedeniyle iyi Almanca öğrenemeyen ve ülke kalkınmasına büyük emeği geçen 1. kuşak göçmenlere dil sınavında zorluk çıkarılmadan Alman vatandaşlığı verilmelidir.

2-Daha önce Alman vatandaşı olan, ancak 2000’den sonra Türk vatandaşlığına geçtikleri için vatandaşlıktan çıkarılan onbinlerce insanın mağduriyeti giderilmelidir.

3-Alman vatandaşlığı için yapılan başvuruların karara bağlanması iki yıla kadar uzamaktadır. Başvuruların 6 ay, en geç bir yıl içinde sonuca bağlanmasını talep ediyoruz.

4-Yeni bir dil öğrenmek zorlu ve uzun bir süreçtir. Dil sınavı kolaylaştırılmalı, vatandaşlık başvurusunda bulunanların bu yöndeki çabaları dikkate alınmalıdır.

5-Beş yıldan fazla bu ülkede yaşayan, ancak Alman vatandaşlığına geçmek istemeyen göçmenlere yerel seçimlere katılma hakkı verilmeli, onların poliitik yaşama katılmaları sağlanmalıdır.

  Yasanın Federal Mecliste kabul edildikten sonra Eyaletler Meclisine (Bundesrat) gönderileceğini belirten girişim sözcüleri; “Buradaki sandalye sayısının değişmesi, Kuzey Ren Vestfalya’da SPD ağırlık bir hükümetin kurulmasına bağlıdır. Bu nedenle Alman vatandaşı olan tüm yurttaşlarımızı eyalet seçimlerine katılmaya veSPD’ye oy vermeye çağırıyoruz. dediler.

KRV- Seçim Hakkı Girişimi başkanı Bahattin Gemici, tümsivil toplum kuruluşlarına seslenerek ilgili kişilere mektupyazmaya çağırdı.

Mektup yazılacak adresler: Bundeskanzler 

İŞTE BAŞBAKAN OLAF SCHOLZ’A YAZILAN MEKTUP:

Betrifft: Erleichterte Einbürgerung unter anderem auch bei Beibehaltung der eigenen Staatsbürgerschaft

Sehr geehrter Herr Bundeskanzler Olaf Scholz,

Wir begrüßen, dass die Ihre Regierung in das Koalitionsprotokoll die Themen aufgenommen hat, die Maßnahmen gegen Rassismus und Fremdenfeindlichkeit beinhalten und die darauf abzielen, die doppelte Staatsbürgerschaft für Einwanderer zu erleichtern und ihre Teilhabe am gesellschaftlichen Leben zu stärken, und wir danken Ihnen und den Koalitionsparteien.

Ihre diesbezüglichen Schritte erleichtern Einwanderern die Zukunftsplanung, vermitteln ihnen das Zugehörigkeitsgefühl zu dieser Gesellschaft, beschleunigen die Integration und tragen zum sozialen Frieden bei.

Als NRW-Initiative Kommunales Wahlrecht kämpfen wir für Gleichberechtigung und die Einführung der doppelten Staatsbürgerschaft für Drittstaatenangehörige. Wir unterstützen auch alle damit zusammenhängende Anstrengungen und wollen, dass die Anliegen des Regierungsprotokolls diesbezüglich schnellstmöglich umgesetzt werden.

Unsere Empfehlungen zur doppelten Staatsbürgerschaft lauten wie folgt:

1. Zuwanderer der ersten Generation, die aufgrund ihrer Lebens- und Arbeitsbedingungen nicht gut Deutsch lernen können und einen großen Beitrag zur Entwicklung des Landes geleistet haben, sollen ohne die Teilnahme an einer Sprachprüfung die deutsche Staatsbürgerschaft erhalten.

2. Die Beschwerden/Benachteiligungen von zehntausenden Menschen, die zuvor deutsche Staatsbürger waren, denen aber nach dem Jahr 2000 die Staatsbürgerschaft entzogen wurde, da sie die türkische Staatsbürgerschaft erworben haben, sollten beseitigt werden.

3. Es dauert bis zu zwei Jahre, bis über die Anträge auf deutsche Staatsbürgerschaft entschieden wird. Wir fordern, dass die Anträge innerhalb von 6 Monaten, spätestens jedoch innerhalb eines Jahres abgeschlossen werden.

4. Das Erlernen einer neuen Sprachen ist ein schwieriger und langwieriger Prozess. Die Sprachprüfung soll erleichtert werden und die diesbezüglichen Bemühungen derjenigen, die die Staatsbürgerschaft beantragen, sollten berücksichtigt werden.

5. Zuwanderer, die länger als fünf Jahre in Deutschland leben, aber die deutsche Staatsbürgerschaft – aus welchen Gründen auch immer – nicht erwerben wollen, sollten zumindest das Recht erhalten, an Kommunalwahlen teilzunehmen, um ihre Teilhabe am politischen Leben zu gewährleisten.

Wir sind bereit, Sie bei positiven Schritten für die doppelte Staatsbürgerschaft und Gleichberechtigung zu unterstützen. Wir bitten Sie, diese Anliegen so bald wie möglich auf die Tagesordnung des Parlaments zu setzen und in die Praxis umzusetzen.

Mit freundlichen Grüßen

Bahattin Gemici, Dr. Aysun Aydemir             ​​

NRW-Initiative Kommunales Wahlrecht

Devamını Oku

Yurtdışında Türkçeyi Yaşatmak İçin Neler Yapmalıyız?

Yurtdışında Türkçeyi Yaşatmak İçin Neler Yapmalıyız?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yurtdışında anadilimizi ve ulusal kültürümüzü yaşatmak için Türk toplumunun bireyleri, kurumları ve temsilcileri planlı, programlı ve uzun vadeli bir çalışma yürütmelidir.


Almanya’da yıllardır veli ve öğretmen derneklerinde, hafta sonu seminerlerinde ele alınan ve benimsenen
önerilerimizi kamuoyunun ilgisine sunuyoruz.

1Her eyaletteki göçmen örgütleri bir araya gelmeli, Türkçe konusunu ele almalı, konuları derinlemesine incelemek için yatılı hafta sonu seminerleri düzenlemelidir.

Eyaletler düzeyinde yapılan çalışmalar federal düzeyde birleştirilerek koordineli bir çalışma yürütülmelidir.

2-“Alman Anayasası’na göre bu ülkede yaşayan insanların anadilini konuşma ve öğrenme hakkı vardır.

Bunun için STK’ler eyalet hükümetlerine baskı yapmalı; hukuki yollara başvurmalı, gerekirse anayasa mahkemesine gitmelidir. Türkçe bu toplumun bir dilidir.

İtalyanca, İspanyolca, İngilizce, Fransızca gibi Türkçe dersleri de yabancı dil statüsünde müfredata alınmalı, zorunlu ders olarak okutulmalıdır.

Almanya’nın en az beş eyaletin üniversitelerinde Türkçe öğretmenleri yetiştiren kürsüler açılmalıdır.”

Heidelberg Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Havva Engin (13.12.2020, Toymaz)

3-Türkçe dersi, devletin himayesi ve gözetiminde, pedagojik formasyona sahip öğretmenler tarafından okullarda verilir, verilmelidir.

Çocuklarımız ancak bu şekilde anadillerini iyi öğrenirler. Türkçenin, birtakım derneklerde yapılması eğitsel, toplumsal ve dil bilimi açısından kesinlikle yanlıştır.

Türkçe dersine katımı artırmak, kayıt yaptırmak hepimizin görevidir.

4Devletimiz, eğitim alanında çalışmalar yapan öğretmen ve veli derneklerini her yönden desteklemeli, atacakları her adımda onlarla işbirliği yapmalıdır.

5-Öğretmen ve veli temsilcilerinin, bilim adamlarının, Alman ve Türk tarafının üst düzey yetkililerinin katılacağı eğitim kurultayları, paneller, sempozyumlar, açıkoturumlar düzenlenmeli;

Türkiye’deki üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının desteği alınmalıdır.

6Ana-baba eğitimi üzerinde önemle durulmalı, bu alanda projeler geliştirilmelidir.

Türkçenin önemini, sorunlarımızı, istemlerimizi içeren bildiriler, afişler, Almanya’daki okul sistemi ve meslek eğitimi hakkında aydınlatıcı Türkçe broşürler hazırlanmalıdır.

7Başta TRT olmak üzere tüm basın-yayın organları yurttaşlarımızı, anadilimiz Türkçe ve çocuklarımızın eğitimi konusunda duyarlı hâle getirmeye çalışmalı, duyurular ve kamu spotları hazırlamalıdır.

8Yurtdışında yaşayan Türk toplumunun ulus ve dil bilincinin güçlendirilmesi için sanatçıların, yazarların, sporcuların ve bilim insanlarının katılacağı kültürel etkinlikler düzenlenmelidir.

923 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı öğretmenlerimiz ve velilerimizle birlikte yığınsal olarak kutlanmalı, buralarda anadili konusu gündeme getirilerek istemlerimiz kamuoyuna duyurulmalıdır.

10Alman kurumlarıyla (siyasi partiler, öğretmen sendikaları, üniversiteler, kiliseler) politikacı, yazar, bilim ve sanat insanlarıyla ilişkiye geçilmeli, destekleri alınmalıdır.

11Alman okul sistemi içinde çocuklarımıza yapılan haksızlıklara anında ve üst düzeyde tepki gösterilmeli, bu konuda Türk öğretmen ve veli dernekleri birlikte hareket etmelidir.

Almanca ders kitaplarında Türk düşmanlığını körükleyen metinlere yer verilmemesi için girişimlerde bulunulmalıdır.

12Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ve devrimlerimizin Almanya’da okutulan ders kitaplarında yer alması için çalışılmalıdır.

TÜRKİYE’DEN BEKLENTİLERİMİZ

1Yurtdışındaki veli, öğretmen ve öğrenci temsilcileri ile eğitim bilimcilerinin katılacağı bir şura ile Avrupa’daki Türk göçmen azınlıklar için geçerli olacak bir “Kültür ve Eğitim Programı” geliştirilmeli ve uygulamaya konmalıdır.

2Şans eşitliğini engelleyen sorun ve uygulamaların çözümü için Alman makamlarıyla bilimsel düzeyde işbirliği yapılmalıdır.

Bu konuda hazırlanacak model uygulamalar, maddi ve personel olarak desteklenmelidir.

3Eğitim ve öğretim sorunları ana-babalardan ayrı düşünülemez. Sorunların ardında yatan nedenlerden biri de Türk ana-babaların eğitim ve öğretim konusundaki bilgi eksikliğidir.

Öğretmenlerimiz, konsolosluklarımız eğitim, din ve çalışma ataşeliklerimiz aileleri anadili konusunda daha duyarlı hale getirmek için çalışmalıdır.

Camilerde verilen hutbelerde Türkçemizin önemi vurgulanmalıdır.

4“Bakanlık öğretmeni”, “yerel makam öğretmeni” ayrımı yapmadan tüm öğretmenlerin mesleki ve özlük haklarına sahip çıkılmalıdır.

Almanya’da görev yapan ve mahalli makamlarca atanmış olan Türk öğretmenlerin Alman öğretmenleriyle eşitliği sağlanmalıdır.

5Anadili dersleri Türk hükümetinin değil, vergimizi ödediğimiz Alman Devleti’nin yetki ve sorumluluk alanı içinde olmalı, maliyeti Alman Devleti tarafından karşılanmalıdır.

Türkçe öğretmeni gereksinimi Duisburg-Essen Üniversitesi’ndeki Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nden karşılanmalı, bu bölümden mezun olanlar öncelikli olarak Türkçe dersi vermelidir.

Ancak burada yetişen öğretmenlerin gereksinimi karşılamaması durumunda, Türkiye devlet yetkililerce işbirliği yapılarak Türkiye’den öğretmen getirilmelidir.

6Diploma denkleştirmelerinde anadili dersine katılım dikkate alınmalıdır. Başarılı öğrencilerimiz burs verilerek desteklenmeli ve ödüllendirilmelidir.

Konsolosluklarımız, anadili derslerine katılan öğrencilerin pasaport işlemlerinden ücret almaktan vazgeçmelidir.

7Çocuklarımızın ve gençlerimizin Türkiye ile bağlarını güçlendirmek amacıyla öğrenci değişimi desteklenmelidir.

Almanya’dan Türkiye’ye gidecek üniversiteli gençlere, “Türkiye Cumhuriyeti Tarihi”, “Atatürk ve Devrimleri” konulu seminerler verilmelidir.

Kaynak: ÇOCUĞUNUZUN BAŞARISI SİZİN ELİNİZDE,

Bahattin Gemici, Ürün Yayınları, Ankara, 2

Devamını Oku

Gemici: ‘Çifte Vatandaşlık’ mücadelemiz sonuç verdi.

Gemici: ‘Çifte Vatandaşlık’ mücadelemiz sonuç verdi.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Seçim Hakkı Girişimi Başkanı Bahattin Gemici: 
“ÇİFTE VATANDAŞLIK” MÜCADELEMİZ SONUÇ VERDİ

Çifte vatandaşlık konusunun SPD, Yeşiller ve FDP’nin oluşturacağı yeni hükümetin programına alınmasının yurttaşlarımız tarafından sevinçle karşılandığını belirten KRV-Seçim Hakkı Girişimi başkanı eğitimci- yazar Bahattin Gemici, kararın en kısa zamanda hayata geçirilmesini istedi.

Bahattin Gemici

DÜSSELDORF

Koalisyon partileri tarafından çifte vatandaşlığın modernleştirilmesi ve kolaylaştırılması yönünde aldığı kararın eşit haklar ve entegrasyon için önemli bir adım olduğunu belirten Kuzey Ren Vestfalya- Seçim Hakkı Girişimi başkanı Bahattin Gemici; “Kararlılıkla yürüttüğümüz mücadele sonunda olumlu bir noktaya ulaştık. Yeni hükümet kurulduktan sonra alınan kararın bir an önce uygulamaya sokulmasını istiyoruz” dedi.
“Çifte vatandaşlık kampanyasının, Almanya Türk Toplumu TGD’nin Genel Başkanı Prof. Dr. Hakkı Keskin tarafından doksanlı yıllarda başlatıldığını belirten Gemici; “Çifte vatandaşlık sayesinde yurttaşlarımızın sosyal hakları güvence altına alınacak, ülke siyasetinde söz sahibi olmalarının önü açılacak, Türk toplumunun sorunlarına kulak verilecek, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı azalacaktır. Yurttaşlarımızı, özellikle gençlerimizi demokratik Alman partilerine ve derneklerine üye olmaya, yaşadığımız ülkenin sorunlarıyla yakından ilgilenmeye çağırıyorum” görüşünü savundu.

MAĞDURİYETLER GİDERİLMELİ

Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesinde “Bütün insanlar yasa önünde eşittir. Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşü nedeniyle hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz” dendiğini belirten eğitimci-yazar Bahattin Gemici şunları söyledi: “Alman vatandaşlığını alan ancak 2000 yılından sonra tekrar Türk vatandaşlığını geçen yurttaşlarımızın mağduriyeti de derhal çözüme kavuşturulmalıdır. Alman vatandaşlığına geçmek istemeyen göçmenlere ise yerel seçimlere katılma hakkı tanınmalıdır.” Konunun takipçisi olacaklarını belirten Gemici; göçmen kuruluşlarının aralarındaki görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak birlik olmalarını istedi.

SÖZLEŞME NELERİ İÇERİYOR?

SPD, Yeşiller ve FDP partileri tarafından görüş birliğine varılan anlaşmaya göre Alman vatandaşlığına geçişler kolaylaşacak; daha önce 8 yıl olan başvuru süresi beşe inecek, başarılı bir uyum süreci geçirenler ise üç yıl sonra başvuru yapabilecek. Katılım Yasası, Demokrasi Teşvik Yasası çıkarılacak, göçmenlere yönelik destek projeleri sürdürülecek, Müslüman gençlik örgütleri desteklenecek ve NSU kurbanları için bir dokümantasyon merkezi oluşturulacak.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.