DOLAR

43,6062$% 0.16

EURO

51,6027% 0.37

STERLİN

59,4554£% 0.61

GRAM ALTIN

6.942,61%3,13

ÇEYREK ALTIN

11.911,00%0,54

BİTCOİN

3084225฿%8.71048

İmsak Vakti a 02:00
Amsterdam ÇOK BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Değişen değerler ile değişmeyen değerler!..

"1" height="10" width="20%" direction="up">

"1" height="250" width="100%" direction="up">

& İslâm dininin hükümlerinin bir kısmı dinin özünü, değişmez sabitelerini, genel geçerlerini oluştururlar.

& Bunlar insanlığın temel ve evrensel ilkeleri olup nas (sübut ve delaleti katî) olarak ifade edilirler.
& Bu doğrultuda söz konusu ilkeler insanlığın özünü, çekirdeğini ve aslını oluştururlar.
& Çekirdek üzerinde bir tahribat düşünülemeyeceği gibi bu ilkelerde de bir tahribat düşünülemez.
& Her ne olursa olsun şartlar, zaman ve ileri sürülen düşünceler bu ilkelere asla zarar veremezler.
& Bunlar insanlığın anayasal mahiyetli temel ilkeleri olarak kabul edilirler.
&  Bu ilkelere yapılacak müdahale, fıtratın değişmesini gerektirir ki bu da fıtrat düzeninin bozulması anlamına gelir.
& Bu naslara müdahale kişiliğe ve omurgaya müdahale olup bu müdahale, toplumların sonlarını hazırlayabilir.
& Özellikle son zamanlarda ahkâmın değişmesi etrafında (dar veya geniş yorumlar) yapılarak bir dizi tartışma ortaya çıkmıştır.
& Bu ilkede dile getirilen ve çağımızda da çeşitli yönleriyle tartışmalara sahne olan değişmenin boyutunun saha ve sınırları ne olacaktır?
& Hukukun ihtiva ettiği bütün hükümler, herhangi bir sınırlama olmaksızın bu değişmeye tabi mi olacaktır?
& Yoksa her türlü olumsuzluğa rağmen geçmişte hukuk adına konulan hükümler hiçbir değişikliğe tabi olmadan devam mı ettirilecektir?
& Keza dünün toplumunun hukuki problemleri ile çağımız toplumunun hukuki problemleri nitelik ve nicelik bakımından aynı olmadığı da bilinmektedir.
& İslâmî normlar, İslâm tarihinde görülen sosyal değişmelere paralel olarak değişime tabi olmuşlardır.
& Örnek vermek gerekirse, bunu daha İslâm’ın ilk dönemlerinde naslardaki tedricilikte, Hz. Ömer’in içtihatlarında, Ebu Hanife’nin has lafızların bile makâsıdını gözeterek yaptığı yorumlarında, Şâfi’nin Bağdat ve Mısır’daki farklı içtihatlarında görebiliyoruz.
& Bu noktadan hareketle sahabe ve müçtehitler; illet değiştiğinde hükmün de değişmesini, lafız ve makâsıd ilişkisini, örfün değişmesiyle hükmün de değişme anlayışı yanında hukuk ve din ayırımı da yapmışlardır.
& Nitekim bu değişim Md 39’da, “ *Zamanın değişmesi ile bazı hukuki hükümlerin değişmesi de inkâr olunamaz“* şeklinde ilkeselliğe de dönüştürülmüştür.
& Bu değişimin yürürlüğü bugün ancak “ *ehl-i sünnet ve’l cemaat’* yöntemiyle taban bulabilir.
& Yoksa hadis gereği yolları yedi zira mı yapalım. Kâbe’ye himarla mı gidelim. Savaş için at mı biriktirelim. Denizde yelkenli gemi mi bekleyelim.
& Ehl-i sünnet çağının giysi modeli de değildir.
& Eh-li sünnet, Peygamberimiz (sav) vefat edince ümmetin dağılmaması için ve doğruyu bulmak için izlenilmesi gereken bir yoldur ve bir yöntemdir.
& Yönetimde ve kararlarda doğrunun ve hakkın arayışı yöntemidir.
& Şia doğruyu bulmak için, yönetenin ehlibeytten olması gerektiği, doğrunun ehlibeyt tarafının olduğu ilkesini benimsedi. Diğer grup ehl-i sünnet ve’l cemaat ilkesini benimsedi.
& Yani müçtehitlerin veya Müslümanların ortak aklının doğruyu yakalamada esas alınması gerektiğini savunuldu.
& Şûra ile icma, ortak akıl ve kolektif şuur esas alındı.
& Desene ittifakla alınan karar, yahut  nitelikli çoğunlukla alınan karar yahut da salt çoğunlukla alınan kararlar toplumsal kurallarda yürürlük ilkesi kabul edildi.
& Peygamber masumdu, gerçek doğrunun tarafı idi.
& Onun vefatından sonra böyle iki anlayış ortaya çıktı.
& Bugün ehlisünnetin algısı, Emevilerden sonra adeta bilinçli bir makas değişimine sokulmuştur.
& Bu gelenek halen devam etmektedir.
& Yazıktır. Günahtır.
& Bugün ehlisünnet algısı, Fırat nehrini geri akıtmak kadar zor hale gelmiştir.
& Birlikte rahmet, ayrılıkta, azap vardır.
& Araçlar, amaç yapılmasın.
& Ataları ve babaları doğruya, ya akıl erdirememişseler?
& Yine de babalarımızı, atalarımızı bu yolda bulduk mu diyecekler.
& Farkında olmadan dinin önünde kütük olmasınlar.
& Bir ışık görünce onu söndürmek için koşmasınlar.
& Kendi cehaletlerini geçmişin değerlerine kalkan yapmasınlar.

& Cehaletin tahsiline artık son verelim. Saygılarımla.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

GÜNCELLEME – Denizli'de kimya fabrikasında çıkan yangına müdahale ediliyor

HIZLI YORUM YAP