46,6489$% 0.04
53,2087€% 0.17
61,6590£% 0.13
6.091,93%-0,62
10.096,00%0,99
2788094฿%-0.77751
02:00
Sizlerden can dostum, takva sahibi arkadaşım Aydın Kurt ve tüm geçmişlerimiz, için bir fatiha istirham ediyorum.
Bundan birkaç ay öncesi Aydın Kurt Reis’in vefatı ile ilgili bir yazı yazacağım hiç aklıma gelmezdi. O hayat dolu, dost canlısı, sevecen, misafirperver, diğergam, çocukla çocuk, büyük ile büyük olabilen güzel insan, can dostun, bu kadar kısa bir zaman sonra aramızdan ayrılabileceğini hayal bile edemezdim.
Lakin bir gerçek var ki o artık aramızda yok. O Dünya sürgününü tamamladı ve Şair Sezai Karakoç’un tabiri ile “Başkentler başkentine”, Rabbine hicret etti.
Aydın abimiz birkaç yıldır ağırlıklı olarak Türkiye’de memleketi Trabzon’da yaşıyordu. Her yıl ara ara bir iki ay Hollanda’ya geliyor, o geldiğinde de biz arkadaşları için bayram oluyordu.
Hollanda, Soest’ta olduğunda arayan onu 17 yıl kesintisiz başkanlığını yaptığı Soest Huzur Camii’nde bulurdu. İbadete, Kuran okumaya çok düşkün birisiydi. Namazlarını vaktinde kılmaya titizlikle dikkat eder ve vakit namazlarını mümkün olduğunca camide cemaatle kılardı.
Onunla dostluğumuz, arkadaşlığımız 1980’lere uzanır. Ben 1980’de Soest’a geldiğimde o da bizim mahallede oturuyordu.
Ara ara karşılaşsak ta asıl dostluğumuz, 1985’te Mustafa Ertekin hoca’nın Soest’a Hollanda Diyanet Vakfına din görevlisi, imam-hatip olarak gelmesi ile başladı ve ölünceye kadar da devam etti.
1989’da Soest’ta Milli Görüş Teşkilatı kurulurken kurucular arasında o da vardı. Kurucuların tamamı genç olmasından dolayı, Soest Teşkilatı ilk olarak, Gençlik Teşkilatı olarak kuruldu. Genç kurucular o zamanlar bir elin parmaklarını geçmiyordu.
Başkanlık görevi acizane bana verilmişti, sekreter Erol İlbay kardeşimiz, Muhasip hatırladığım kadarı ile Mehmet Kartal ve diğer yöneticiler, Ramazan Dağdeviren, Ahmet Aygün ve Aydın Kurt abimizdi.
Bu ağır görevi (1989 şartlarını ve benim 21 yaşında olmam sebebi ile) ancak 1 sene yürütebildim ve bu kutlu görevi Rahmetli Aydın Kurt abimize devrettim.
Rahmetli ile halef, selef gibi bir durumumuz da vardı. Aydın abimiz 1990’da benden aldığı görevi, 2007 yılında, 17 sene sonra tam teşkilatlı oturmuş bir cami olarak Hakkı Özdemir başkana ve o da halen başkanlık yapan Şenol (Numan) Akyüz’e devretti.
Onunla Abi Kardeş Gibiydik..
Rahmetli’nin seveni de, sayanı da çoktu. Onunla abi kardeş gibiydik ve adeta hayatımın her anında vardı ve hep yanımdaydı. Üzüntülü zamanlarımda, sevinçli zamanlarımda, ağlarken de, gülerken de, onun sağ eli hep omuzumdaydı.
Gözyaşları ile yazılan bir yazı..
İnanın bu yazımı gözyaşları içinde yazıyorum. Biliyorumki sizler de bu yazıyı gözyaşları içinde okuyacaksınız. Edebiyatta kuraldır, gözyaşları içinde yazılan yazılar, gözyaşları içinde okunur.
Onun Hollanda’ya gelişi bir müjde idi. Evde çocuklara da anlatırdım, “Aydın abi gelmiş, biraz yürüyüş yaptık hasbihal ettik. Bahçede çalıştık, şunu yaptık, bunu yaptık” diye. Gidişi de hüzündü, Aydın abi acil Türkiye’ye gitmiş, giderken göremedim diye üzülürdüm.”
Aile whatsapp grubunda “Aydın abim vefat etmiş” diye paylaşım yaptığımda, birbirimize ne kadar düşkün olduğumuzu bilen büyük kızım Hatice “başın sağolsun baba’ diye mesaj göndermiş. Fotoğraflara bakmışlar çocuklar ve onunla nekadar çok fotoğrafımız olduğuna şaşırmışlar..
Babası kendisinden sadece 42 gün önce vefat etti….
Rahmetli Aydın Kurt abinin Türkiye’de, Trabzon’da yaşama sebeplerinden birisi, yaşı 90’i geçmiş babasına yoldaşlık yapmaktı.
Annesinin rahmetli olmasından sonra yalnız kalan babalarını çocukları gerçekten büyük bir hassasiyetle bakıyorlardı.
Hollanda’ya geldiklerinde de genellikle beraber geliyorlar, bir süre burada kaldıktan sonra yine beraber dönüyorlardı.
Ramazan ayının son günlerine doğru (Ramazan bayramı 19 mart 2026) rahatsızlandıktan sonra hastaneye kaldırılan Aydın Kurt abimizle, neredeyse aynı zamanlarda rahatsızlanan babası Neşet Kurt amca da hastaneye yatırılır.
1 mayıs 2026 yılında Neşet Kurt amcamız, vefat ettiğinde hastahane kendisine bir ambulans tahsis eder ve babasının cenazesine katılmasını mümkün kılar.
Babasının vefatına çok üzülen ve gözyaşı döken Aydın abimiz, babasının vefatından sadece 42 gün sonra 12 haziran 2026 tarihinde vefat eder.
Ona Trabzonda misafir olmayı çok istiyordum..
Çok istediğim fakat mümkün olmayan şeylerden birisi sağlığında ona Trabzon’da misafir olmaktı. Maalesef bu, bu dünyada mümkün olmadı. İnşallah ahirette buluşur ve kevser havuzunun başında Dünyada geçirdiğimiz bu günleri yad ederiz..
Gıyabi Cenaze Namazı ve Dua programı..
Reis’in Türkiye’deki vefatı Hollanda’daki sevenlerini çok üzdü. En fazla da 17 sene başkanlık yaptığı Soest Huzur Camii’ndeki cemaat, eş dost ve yakınları üzüldü.
Bir vefa gösterisi olarak 13 haziran 2026 cumartesi günü ikindi namazından sonra onun için camide bir gıyabi cenaze namazı kılındı.
iki hafta sonra, 27 haziran 2026 cumartesi günü ise Neşet Kurt amcamız ve Aydın Kurt Reis için, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua programı düzenlendi.
Programda Soest Fatih Camii İmam hatibi Sinan Çakır, Duran Üzüm ve Abdulvahit Olcay Kılıç Yasin okudu. Emin Kesmen ve Duran Üzüm hocalar ilahi okudu. Huzur Camii eski İmam Hatibi Abdurrahman Aydın hoca hatıralarını anlattı.
Kuzey Hollanda Federasyonu Eğitim başkanı ve Huzur camii eski İmam hatibi Muhammed Fatih Dalmaz imamlık yaptığı günlerle ilgili hatıralarını anlattı.
Programın kapanış konuşması Milli Görüş Kuzey Hollanda Bölge başkanı Mustafa Hamurcu tarafından yapıldı. Mustafa Hamurcu konuşmasında “Aydın abimiz hemizin amcası, dayısı, abisiydi.
Kısacası hepimize iyiliği dokunmuş bir büyüğümüzdü. 17 sene bu camide başkanlık yapmış, bazen çocuklara ders veren bir hoca bazen cemaate namaz kıldıran bir imam idi. Allah hizmetlerinden dolayı kendisinden razı olsun” dedi.
Yazımı programı sunan Abdulvahit Kılıç hoca’nın konuşmasından şu satırlar ile bitirmek istiyorum.
“‘Belki bugün bu kürsüden onların sesini duyamayacağız…
Belki yine aramızda yürüdüklerini göremeyeceğiz…
Ama biliyoruz ki…
Güzel insanların sesi susar; fakat bıraktıkları yankı nesiller boyunca devam eder.
Çünkü güzel insanlar, öldüklerinde yok olmazlar…
Onlar…
Bir talebenin duasında yaşarlar…
Bir yetimin tebessümünde yaşarlar…
Bir gencin imanında yaşarlar…
Bir caminin safında yaşarlar…
Ve en çok da, kendilerini unutmayan gönüllerde yaşamaya devam ederler.
Bugün okuyacağımız her ayet… Getireceğimiz her salavat… Yapacağımız her dua…
İnşallah onların kabirlerine bir nur…Makamlarına bir rahmet…Bizlere ise bir muhasebe olacaktır.
Bugün hepimiz kendi kendimize şu soruyu sormalıyız:
Bir gün bizim de adımız anıldığında insanlar bizi nasıl hatırlayacak?
Arkamızdan sadece bir tarih mi kalacak…Yoksa hayırla edilen dualar mı yükselecek?”
O güzel yaşadı, güzel öldü ve şu gökkubbe altında hoş bir seda bıraktı.. Mekanı cennet, makamı Ali olsun. Rabbim bizlere cennette kendisiyle karşılaşmayı nasip etsin.
EuTürkHaber olarak Allah cc kabirlerini nur, makamlarını cennet etlesin. Tüm sevenlerine sabrı Cemil niyaz ederiz.
NATO 3.0: Ankara Zirvesi yeni dönemin eşiği mi?
1
New York’ta, ‘Azınlık Toplumu Olarak Müslümanca Yaşam’ konulu konferans!..
149840 kez okundu
2
Solingen Kurbanları Filibe’de toprağa verildi!..
118794 kez okundu
3
Uluslararası Aktivistler Gözaltında: “Madleen” Gemisi Tartışmaları Alevlendirdi
109239 kez okundu
4
DİTİB, Hessen eyaletinde İslam din dersi eğitimine devam edecek
108484 kez okundu
5
Katar Başbakanı resmi olarak ateşkesi duyurdu!…
60077 kez okundu