DOLAR

45,9422$% 0.17

EURO

53,6431% 0.16

STERLİN

61,8566£% 0.03

GRAM ALTIN

6.696,28%0,13

ÇEYREK ALTIN

0,00%0,00

BİTCOİN

3386558฿%-0.00556

İmsak Vakti a 02:00
Amsterdam ÇOK BULUTLU 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • EuTürk Haber
  • Avrupa
  • Amsterdam İslamlaşıyor mu? Belediyenin Araştırması Tartışmayı Tersine Çevirdi!..

Amsterdam İslamlaşıyor mu? Belediyenin Araştırması Tartışmayı Tersine Çevirdi!..

Hollanda’nın nüfusunu, dinî yapısını ve Amsterdam’daki değişimi resmi araştırmalar ışığında inceleyen bu üç bölümlük dosya, yıllardır doğru sanılan birçok bilginin yeniden sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor.

"1" height="10" width="20%" direction="up">
Siyasette sıkça dile getirilen iddialarla resmi veriler her zaman aynı şeyi söylemiyor. Sayılar, Hollanda toplumundaki değişimin sanıldığından çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor.

Amsterdam gerçekten İslamlaşıyor mu? Hollanda’nın dinî dengeleri değişiyor mu? Nüfus yapısı hangi yönde ilerliyor? Resmi araştırmalar, bu soruların çoğuna kamuoyundaki yaygın kanaatlerden farklı cevaplar veriyor.

"1" height="250" width="100%" direction="up">

Göç, din, nüfus ve toplumsal değişim… Hollanda’nın en çok tartışılan konularını resmi istatistiklerle ele alan bu seri, algılar ile gerçekler arasındaki farkı çarpıcı örneklerle gözler önüne seriyor.

Bir toplum hakkında sağlıklı değerlendirme yapabilmenin yolu önyargılardan değil, güvenilir verilerden geçiyor. Bu üç bölümlük araştırma dizisi de Hollanda’nın değişen toplumsal yapısını resmi rakamlarla ortaya koyuyor.

(Haberin Hollandacası en altta.
De Nederlandse versie staat onderaan)

ÜÇ GÜNDÜR SAYILAR KONUŞUYOR, YORUMU OKURLAR YAPIYOR

Üç gündür yayımladığım, Hollanda’nın nüfus yapısı ve dinî dağılımına ilişkin araştırma dizisi, beklediğimden de büyük ilgi gördü. Çok sayıda okur telefon etti, mesaj gönderdi ve görüşlerini paylaştı. En dikkat çeken ortak nokta ise şuydu: Yıllardır doğru kabul edilen birçok bilginin, resmi verilerle karşılaştırıldığında farklı bir tablo ortaya koyduğunu söylemeleri.

Bazı okurlar şaşırdıklarını ifade etti. Bazıları ise yıllardır kulaktan kulağa yayılan bilgilerin yerine ilk kez resmi araştırmaları birlikte değerlendirme fırsatı bulduklarını dile getirdi.

Bugün bu dizinin üçüncü ve son bölümünü yayınlıyorum.
Bu kez Amsterdam’ın yıllardır tartışılan bir iddiasını ele alıyorum: “Amsterdam gerçekten İslamlaşıyor mu?”

Bu soruya yine yorumlarla değil, Amsterdam Belediyesi’nin kendi araştırmasıyla cevap arıyoruz.
Çünkü üç gündür yaptığım gibi, bugün de tek bir görüşü savunmuyorum. Ne korkulara teslim oluyorum ne de pembe bir tablo çiziyorum.
Sadece resmi verileri konuşturuyorum. Çünkü bazen en güçlü yorumu, sayılar yapıyor.

…VE SON GÜNÜN DEĞERLENDİRMESİ

Yıllardır Hollanda siyasetinde ve medyasında en çok tartışılan konulardan biri aynı iddia oldu: “Amsterdam giderek İslamlaşıyor.”
Özellikle göç tartışmalarının yoğunlaştığı dönemlerde bu söylem daha yüksek sesle dile getirildi. Bazı siyasetçiler bunu bir uyarı olarak kullandı. Bazı yorumcular ise geleceğe yönelik bir tehdit olarak değerlendirdi.

Ancak Amsterdam Belediyesi’nin yayımladığı son araştırma, bu tartışmaya bambaşka bir boyut kazandırıyor.
Çünkü resmi araştırmaya göre Amsterdam’da Müslümanların oranı artmıyor.
Tam tersine, yıllardır geriliyor.
Bu sonuç, ilk bakışta birçok kişiyi şaşırtabilir. Çünkü kamuoyunda oluşan algı ile resmi veriler arasında dikkat çekici bir fark bulunuyor.

SAYILAR BAZEN ALGILARDAN DAHA GÜÇLÜ KONUŞUR

Göç ve entegrasyon tartışmaları çoğu zaman duygular üzerinden yürütülüyor.
Oysa resmi araştırmalar bazen bambaşka bir tablo ortaya koyuyor.
Amsterdam Belediyesi’nin 2024 araştırmasına göre başkent sakinlerinin yaklaşık yüzde 9’u kendisini İslam ile bağlantılı hissediyor.
Bu oran, Amsterdam’da yaşayan her on bir kişiden yaklaşık birinin Müslüman kimliğiyle bağ kurduğunu gösteriyor.

İslam, Amsterdam’daki en büyük dini topluluklardan biri olmayı sürdürüyor. Müslümanların oranı, kendisini Katolik ve Protestan olarak tanımlayanların toplamına yakın bir düzeyde bulunuyor. Ancak araştırmanın en dikkat çekici sonucu bu değil.
Asıl önemli olan, bu oranın yükselmiyor olması.

2016’DAN BU YANA DÜZENLİ BİR GERİLEME VAR

Araştırmaya göre 2016 yılında Amsterdamlıların yüzde 16’sı kendisini İslam ile bağlantılı hissediyordu.
Bugün ise bu oran yüzde 9 seviyesine kadar gerilemiş durumda.
Yani sekiz yıl içinde dikkat çekici bir düşüş yaşanmış.
Bu nedenle araştırmayı değerlendiren uzmanlar, uzun yıllardır dile getirilen “Amsterdam İslamlaşıyor” söyleminin resmi verilerle doğrulanmadığını belirtiyor.

Elbette bu sonuç, şehirde Müslümanların önemsiz hâle geldiği anlamına gelmiyor.
Ancak Müslüman nüfusun sürekli ve hızla büyüdüğü yönündeki yaygın kanaatin de rakamlarla desteklenmediğini gösteriyor.

ARAŞTIRMA GERÇEKTE NEYİ ÖLÇÜYOR?

Burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor.
Araştırma, Amsterdam’da Müslüman kökenli insanların sayısını değil, kendisini İslam ile bağlantılı görenlerin oranını ölçüyor.
Başka bir ifadeyle, Türk, Faslı, Surinamlı ya da başka bir Müslüman aileden gelmek, araştırmada otomatik olarak Müslüman kabul edilmek anlamına gelmiyor.
Tıpkı Hristiyan ailelerden gelip artık kendisini dindar görmeyen insanlar gibi, Müslüman kökenli olup dini kimliğini daha geri planda yaşayanların sayısı da zaman içinde artabiliyor.
Dolayısıyla araştırma, sadece göç hareketlerini değil, aynı zamanda dini aidiyetin zaman içindeki değişimini de ortaya koyuyor.
Bu ayrım, araştırmayı doğru değerlendirebilmek açısından büyük önem taşıyor.

PEKİ BU DÜŞÜŞÜN NEDENİ NE?

Araştırmanın işaret ettiği en önemli nedenlerden biri mahallelerin değişen yapısı.
Özellikle West, Nieuw-West ve Oost semtlerinde Müslüman nüfus oranında gerileme görülüyor.
Bunun arkasında ise Hollanda’da son yılların en çok konuşulan kavramlarından biri bulunuyor.
“Gentrifikasyon”, yani soylulaştırma.

Eski işçi mahallelerine daha yüksek gelirli yeni sakinler taşınıyor.
Ev fiyatları yükseliyor.
Kiralar artıyor.
Mahallenin sosyal yapısı değişiyor.
Ve zamanla eski sakinlerin bir bölümü Amsterdam dışındaki bölgelere taşınmak zorunda kalıyor.
Aslında bu süreç yalnızca Müslüman aileleri etkilemiyor.
Düşük ve orta gelirli birçok Hollandalı aile de aynı ekonomik baskılar nedeniyle şehir merkezinden uzaklaşıyor.

Yani Amsterdam’ın değişimini yalnızca din üzerinden açıklamak mümkün değil.
Ekonomik dönüşüm, konut piyasası ve yaşam maliyetleri de bu değişimin önemli parçalarını oluşturuyor.

AMSTERDAM YİNE DE ÜLKE ORTALAMASININ ÜZERİNDE

Bütün bunlara rağmen Amsterdam’daki Müslüman nüfus oranı hâlâ Hollanda ortalamasının üzerinde bulunuyor.
Araştırmaya göre Amsterdam’da bu oran yüzde 9 iken, Hollanda genelinde nüfusun yaklaşık yüzde 6’sı kendisini Müslüman olarak tanımlıyor.
Özellikle Noord ve Nieuw-West ilçeleri Müslüman nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgeler arasında yer alıyor.
Yani tablo aslında iki gerçeği aynı anda gösteriyor.
Amsterdam, ülke ortalamasına göre hâlâ daha fazla Müslüman nüfusa sahip.
Ancak bu nüfusun şehir içindeki oranı yıllardır artmıyor, aksine geriliyor.

AMSTERDAM’DA SADECE İSLAM DEĞİL, DİNDARLIK DA AZALIYOR

Araştırmanın ortaya koyduğu tablo yalnızca Müslümanlarla ilgili değil.
Şehrin genel dini yapısında da benzer bir değişim yaşanıyor.
Araştırmaya göre Amsterdamlıların yüzde 5’i Katolik, yüzde 4’ü Protestan ve yaklaşık yüzde 1’i diğer Hristiyan mezheplerine mensup olduğunu belirtiyor. Bunun yanında yaklaşık yüzde 1’i Yahudi, yüzde 1’i Hindu ve yüzde 1’i Budist kimliği taşıdığını ifade ediyor. Bu tablo Amsterdam’ın çok dinli ve çok kültürlü yapısını açık biçimde ortaya koyuyor.

Ancak daha dikkat çekici olan başka bir gerçek var.
Şehirde genel anlamda dindarlık da giderek zayıflıyor.

CAMİLER DOLU GÖRÜNÜYOR AMA TABLO DAHA FARKLI

Sokakta yürüyen biri zaman zaman dolu camiler görebilir.
Kilise çanlarını duyabilir.
Tapınaklara rastlayabilir.
Bu görüntüler şehirde dini hayatın çok güçlü olduğu izlenimini verebilir.
Ancak araştırma farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Dindar Amsterdamlıların yalnızca yaklaşık yarısı zaman zaman bir ibadethaneye gidiyor.
Her dört kişiden sadece biri haftalık olarak ibadet ediyor.
Yani inanç ile düzenli ibadet arasında önemli bir fark bulunuyor.
Üstelik bu durum yalnızca Müslümanlar için değil, diğer dinlere mensup kişiler için de geçerli.

PEKİ O ZAMAN NEDEN TAM TERSİ DÜŞÜNÜLÜYOR?

İşte araştırmanın ortaya çıkardığı en ilginç sorulardan biri de bu.
Eğer Müslümanların oranı geriliyorsa, neden birçok kişi Amsterdam’ın hızla İslamlaştığını düşünüyor?
Bunun birkaç nedeni bulunuyor.
Öncelikle bazı mahallelerde Müslüman nüfus hâlâ oldukça yoğun.
İnsanlar günlük hayatlarında daha çok bu bölgeleri görüyor.
Camiler daha görünür durumda.
Başörtülü kadınlar daha fazla dikkat çekiyor.
Ramazan etkinlikleri ve bayram kutlamaları geçmişe göre daha görünür hâle geliyor.
Sosyal medya da çoğu zaman istisnai görüntüleri öne çıkarıyor.
Böylece insanların günlük gözlemleri ile şehir genelini gösteren istatistikler arasında önemli bir algı farkı oluşabiliyor.

AMSTERDAM HER ZAMAN FARKLI BİR ŞEHİR OLDU

Araştırmanın son bölümünde dikkat çeken başka bir gerçek daha yer alıyor.
Amsterdam tarih boyunca Hollanda’nın geri kalanına göre daha az dindar bir şehir oldu.
Bugün de bu özellik büyük ölçüde devam ediyor.

CBS verilerine göre Hollanda genelinde insanların yüzde 42’si kendisini bir din veya yaşam felsefesiyle bağlantılı görüyor.
Amsterdam’da ise bu oran yalnızca yüzde 27 seviyesinde bulunuyor.
Bu nedenle Amsterdam’ı anlamaya çalışırken sadece İslam’a odaklanmak eksik bir değerlendirme olur.
Çünkü şehirde yaşanan değişim yalnızca Müslüman nüfusla ilgili değil.
Sekülerleşme, konut politikaları, göç hareketleri, ekonomik dönüşüm ve değişen yaşam tarzları da bu tablonun ayrılmaz parçalarını oluşturuyor.

BİR ŞEHRİ TEK BİR İSTATİSTİKLE ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL

Amsterdam bugün yaklaşık 180 farklı milletten insanın birlikte yaşadığı dünyanın en kozmopolit şehirlerinden biridir.
Bu kadar farklı kültürün, inancın ve yaşam tarzının bulunduğu bir şehri yalnızca tek bir din üzerinden değerlendirmek, doğal olarak eksik bir sonuca götürür.
Çünkü Amsterdam’ın bugünkü kimliğini belirleyen yalnızca göç değildir.
Eğitim seviyesi, ekonomik dönüşüm, konut politikaları, sekülerleşme ve sürekli değişen nüfus yapısı da en az göç kadar etkili olmaktadır.

GERÇEKLERLE ALGI HER ZAMAN AYNI ŞEY DEĞİLDİR

Bugün Hollanda’da göç ve entegrasyon tartışmalarının önümüzdeki yıllarda da devam edeceği açık görünüyor.
Ancak Amsterdam Belediyesi’nin araştırması önemli bir gerçeği hatırlatıyor.
Algılar ile resmi veriler her zaman aynı şeyi söylemeyebilir.
Siyaset zaman zaman korkular üzerinden konuşabilir.
Sosyal medya dikkat çekici örnekleri büyütebilir.
Oysa istatistikler daha sakin ve daha geniş bir tablo sunar.
Bugünkü veriler, Amsterdam’da İslam’ın hâlâ şehrin önemli dini unsurlarından biri olduğunu gösteriyor.
Ancak aynı veriler, uzun yıllardır dile getirilenin aksine Müslümanların oranının artmadığını, aksine yıllar içinde gerilediğini de ortaya koyuyor.

Çünkü büyük şehirlerin geleceğini sadece din değil; ekonomi, konut, eğitim, göç ve değişen yaşam biçimleri birlikte şekillendirir.

Belki de Amsterdam Belediyesi’nin araştırmasının en önemli mesajı şudur: Bir toplumu anlamanın yolu, kulaktan dolma yargılardan değil, güvenilir verilerden geçer. Çünkü algılar değişebilir, ama gerçekleri en sonunda yine sayılar ortaya koyar.

WORDT AMSTERDAM ISLAMITISCHER? GEMEENTELIJK ONDERZOEK ZET DE DISCUSSIE OP ZIJN KOP

Deze driedelige onderzoeksreeks, gebaseerd op officiële onderzoeken naar de bevolkingssamenstelling, de religieuze structuur en de veranderingen in Amsterdam, laat zien dat veel informatie die jarenlang als vanzelfsprekend werd aangenomen, opnieuw moet worden bekeken.

Beweringen die in de politiek vaak worden herhaald, komen niet altijd overeen met de officiële cijfers. De statistieken laten zien dat de veranderingen binnen de Nederlandse samenleving veel complexer zijn dan vaak wordt gedacht.

Wordt Amsterdam werkelijk islamitischer? Veranderen de religieuze verhoudingen in Nederland? Welke richting gaat de bevolkingssamenstelling op? Officiële onderzoeken geven op veel van deze vragen andere antwoorden dan de opvattingen die breed in de samenleving leven.

Migratie, religie, bevolking en maatschappelijke veranderingen… Deze serie, waarin de meest besproken onderwerpen van Nederland aan de hand van officiële statistieken worden onderzocht, laat met sprekende voorbeelden zien hoe groot het verschil kan zijn tussen perceptie en werkelijkheid.

Een samenleving kan alleen op een gezonde manier worden beoordeeld wanneer men uitgaat van betrouwbare gegevens en niet van vooroordelen. Ook deze driedelige onderzoeksreeks brengt de veranderende maatschappelijke structuur van Nederland aan het licht aan de hand van officiële cijfers.

Onderzoek van İlhan KARAÇAY

AL DRIE DAGEN LANG LATEN DE CIJFERS HET WOORD, TERWIJL DE LEZERS HUN EIGEN CONCLUSIES TREKKEN

De onderzoeksreeks die ik de afgelopen drie dagen publiceerde over de bevolkingssamenstelling en de religieuze verdeling in Nederland, heeft veel meer belangstelling gekregen dan ik had verwacht. Ik ontving talrijke telefoontjes, berichten en reacties van lezers. Wat daarbij vooral opviel, was dat velen aangaven dat officiële cijfers een heel ander beeld laten zien dan de informatie die jarenlang als waarheid werd beschouwd.

Sommige lezers vertelden dat zij verrast waren. Anderen gaven aan dat zij voor het eerst de kans kregen om officiële onderzoeken naast de verhalen te leggen die jarenlang van mond tot mond waren doorgegeven.

Vandaag publiceer ik het derde en laatste deel van deze serie.
Deze keer behandel ik een stelling waarover in Amsterdam al jarenlang wordt gediscussieerd: “Wordt Amsterdam werkelijk islamitischer?”

Ook op deze vraag zoeken wij geen antwoord in meningen, maar in het eigen onderzoek van de Gemeente Amsterdam.
Net als in de afgelopen drie dagen verdedig ik ook vandaag geen enkel standpunt. Ik geef mij niet over aan angstbeelden, maar schets ook geen rooskleurig beeld.

Ik laat uitsluitend de officiële cijfers spreken. Want soms geven cijfers krachtiger commentaar dan woorden.

…EN DE BEOORDELING VAN DE LAATSTE DAG

Al jarenlang klinkt in de Nederlandse politiek en media steeds dezelfde bewering: “Amsterdam wordt steeds islamitischer.”
Vooral in perioden waarin het migratiedebat hoog oplaaide, werd deze uitspraak steeds nadrukkelijker herhaald. Sommige politici gebruikten haar als waarschuwing. Sommige commentatoren zagen er zelfs een bedreiging voor de toekomst in.

Het meest recente onderzoek van de Gemeente Amsterdam geeft deze discussie echter een geheel nieuwe dimensie.
Volgens het officiële onderzoek neemt het aandeel moslims in Amsterdam namelijk niet toe.
Integendeel, het daalt al jaren.
Dat resultaat zal veel mensen op het eerste gezicht verrassen. Er blijkt namelijk een opvallend verschil te bestaan tussen de publieke perceptie en de officiële cijfers.

SOMS SPREKEN CIJFERS KRACHTIGER DAN PERCEPTIES

Discussies over migratie en integratie worden vaak gevoerd op basis van emoties.
Officiële onderzoeken laten echter soms een heel ander beeld zien.
Volgens het onderzoek van de Gemeente Amsterdam uit 2024 voelt ongeveer 9 procent van de inwoners van de hoofdstad zich verbonden met de islam.
Dat betekent dat ongeveer één op de elf Amsterdammers zich met de islamitische identiteit identificeert.

De islam blijft daarmee één van de grootste religieuze gemeenschappen van Amsterdam. Het aandeel moslims ligt ongeveer op hetzelfde niveau als het gezamenlijke aandeel van degenen die zichzelf katholiek of protestants noemen.
Maar dat is niet de meest opvallende uitkomst van het onderzoek.
Het belangrijkste is dat dit aandeel niet stijgt.

EEN GESTAGE DALING SINDS 2016

Volgens het onderzoek voelde in 2016 nog 16 procentvan de Amsterdammers zich verbonden met de islam.
Vandaag is dat percentage gedaald tot ongeveer 9 procent.
Dat betekent een duidelijke daling in slechts acht jaar tijd.
Deskundigen die het onderzoek hebben geanalyseerd, stellen daarom dat de jarenlang herhaalde bewering “Amsterdam wordt islamitischer” niet door de officiële cijfers wordt bevestigd.

Dat betekent uiteraard niet dat moslims in de stad onbelangrijk zijn geworden.
Wel laat het onderzoek zien dat de wijdverbreide overtuiging dat de moslimbevolking voortdurend en snel groeit, niet door de cijfers wordt ondersteund.

WAT MEET DIT ONDERZOEK EIGENLIJK?

Hier moet een belangrijk onderscheid worden gemaakt.
Het onderzoek meet niet hoeveel inwoners van Amsterdam een islamitische afkomst hebben, maar hoeveel mensen aangeven zich met de islam verbonden te voelen.
Met andere woorden: iemand die een Turkse, Marokkaanse, Surinaamse of andere islamitische familieachtergrond heeft, wordt niet automatisch als moslim meegeteld.
Net zoals er mensen zijn die uit een christelijk gezin komen maar zichzelf niet langer religieus noemen, zijn er ook mensen met een islamitische achtergrond die hun religieuze identiteit minder belangrijk zijn gaan vinden.
Het onderzoek laat daarom niet alleen veranderingen in de migratieachtergrond zien, maar ook veranderingen in religieuze verbondenheid.
Juist dat onderscheid is van groot belang om de onderzoeksresultaten goed te kunnen begrijpen.

WAARDOOR DAALT DIT PERCENTAGE?

Volgens het onderzoek is één van de belangrijkste oorzaken de veranderende samenstelling van verschillende wijken.
Vooral in de stadsdelen West, Nieuw-West en Oost is het aandeel moslims afgenomen.
Daarachter schuilt een begrip dat de afgelopen jaren veelvuldig in Nederland is besproken:
Gentrificatie.

Voormalige arbeiderswijken trekken steeds meer bewoners met hogere inkomens aan.
De huizenprijzen stijgen.
De huren worden hoger.
Daardoor verandert de sociale samenstelling van de buurten.
En na verloop van tijd voelen veel oorspronkelijke bewoners zich genoodzaakt naar gemeenten buiten Amsterdam te verhuizen.
Dat treft overigens niet alleen islamitische gezinnen.
Ook veel Nederlandse gezinnen met lage en middeninkomens verlaten om dezelfde economische redenen de stad.

De veranderingen in Amsterdam kunnen daarom niet uitsluitend vanuit religie worden verklaard.
Ook economische ontwikkelingen, de woningmarkt en de stijgende kosten van levensonderhoud spelen daarbij een belangrijke rol.

AMSTERDAM LIGT NOG STEEDS BOVEN HET LANDELIJK GEMIDDELDE

Ondanks dit alles ligt het aandeel moslims in Amsterdam nog altijd boven het landelijke gemiddelde.
Volgens het onderzoek bedraagt dit percentage in Amsterdam ongeveer 9 procent, terwijl landelijk ongeveer 6 procent van de bevolking zichzelf als moslim beschouwt.
Vooral de stadsdelen Noord en Nieuw-West behoren tot de gebieden waar relatief veel moslims wonen.
Het onderzoek laat dus eigenlijk twee verschillende werkelijkheden tegelijk zien.
Enerzijds heeft Amsterdam nog steeds een groter aandeel moslims dan het Nederlandse gemiddelde.
Anderzijds neemt dat aandeel binnen de stad al jaren niet toe, maar juist af.

NIET ALLEEN DE ISLAM, MAAR OOK DE RELIGIOSITEIT NEEMT AF

Het beeld dat uit het onderzoek naar voren komt, gaat niet alleen over moslims.
Ook de religieuze samenstelling van de stad verandert.
Volgens het onderzoek noemt 5 procent van de Amsterdammers zich katholiek, 4 procent protestants en ongeveer 1 procent behoort tot andere christelijke geloofsgemeenschappen.
Daarnaast geeft ongeveer 1 procent aan joods te zijn, 1 procent hindoe en 1 procent boeddhist.
Deze cijfers laten duidelijk zien hoe veelzijdig en multicultureel de religieuze samenstelling van Amsterdam is.

Maar er is nog een opvallende conclusie.
De religiositeit in de stad neemt in het algemeen eveneens af.

MOSKEEËN LIJKEN VOL, MAAR HET WERKELIJKE BEELD IS COMPLEXER

Wie door de stad loopt, ziet soms volle moskeeën.
Hoort kerkklokken luiden.
Of komt langs tempels.
Dat kan de indruk wekken dat het religieuze leven in Amsterdam zeer sterk aanwezig is.
Het onderzoek laat echter een ander beeld zien.
Slechts ongeveer de helft van de religieuze Amsterdammers bezoekt af en toe een gebedshuis.
Slechts één op de vier neemt wekelijks deel aan een religieuze bijeenkomst of eredienst.
Met andere woorden: er bestaat een duidelijk verschil tussen geloof en daadwerkelijke religieuze praktijk.
En dat geldt niet alleen voor moslims, maar ook voor aanhangers van andere religies.

WAAROM DENKEN ZOVEEL MENSEN DAN TOCH HET TEGENDEEL?

Dat is misschien wel de meest interessante vraag die uit het onderzoek naar voren komt.
Als het aandeel moslims afneemt, waarom denken dan zoveel mensen dat Amsterdam juist steeds islamitischer wordt?
Daar zijn verschillende verklaringen voor.
In de eerste plaats wonen in sommige wijken nog altijd relatief veel moslims.
Mensen zien juist die buurten het vaakst.
Moskeeën zijn zichtbaar aanwezig.
Vrouwen met een hoofddoek vallen meer op.
Ook ramadanactiviteiten en islamitische feestdagen zijn zichtbaarder geworden dan vroeger.
Daar komt nog bij dat sociale media vooral opvallende beelden verspreiden.
Daardoor kan een aanzienlijk verschil ontstaan tussen wat mensen dagelijks waarnemen en wat de cijfers voor de hele stad laten zien.

AMSTERDAM IS ALTIJD EEN BIJZONDERE STAD GEWEEST

Ook in het laatste deel van het onderzoek wordt een opvallende constatering gedaan.
Amsterdam is historisch gezien altijd minder religieus geweest dan de rest van Nederland.
En dat is vandaag de dag nog steeds grotendeels het geval.
Volgens cijfers van het CBS voelt 42 procent van de Nederlanders zich verbonden met een religie of levensbeschouwing.
In Amsterdam ligt dat percentage op slechts 27 procent.
Wie Amsterdam wil begrijpen, doet er daarom goed aan zich niet uitsluitend op de islam te richten.
De veranderingen in de stad hebben namelijk niet alleen te maken met de moslimbevolking.
Ook secularisatie, woningbeleid, migratie, economische ontwikkelingen en veranderende leefstijlen vormen een onlosmakelijk onderdeel van dit beeld.

EEN STAD KUN JE NIET BEGRIJPEN AAN DE HAND VAN ÉÉN ENKELE STATISTIEK

Amsterdam behoort vandaag tot de meest kosmopolitische steden ter wereld. Er wonen mensen van ongeveer 180 verschillende nationaliteiten.
Een stad met zoveel verschillende culturen, religies en levensstijlen uitsluitend beoordelen vanuit één enkele religie, leidt onvermijdelijk tot een onvolledig beeld.
Want de identiteit van Amsterdam wordt vandaag niet alleen bepaald door migratie.
Ook het opleidingsniveau, de economische veranderingen, het woningbeleid, de secularisatie en de voortdurend veranderende bevolkingssamenstelling spelen daarbij minstens zo’n belangrijke rol.

WERKELIJKHEID EN PERCEPTIE ZIJN NIET ALTIJD HETZELFDE

Het is duidelijk dat de discussies over migratie en integratie in Nederland ook de komende jaren zullen blijven voortduren.
Toch herinnert het onderzoek van de Gemeente Amsterdam ons aan een belangrijke werkelijkheid.
Percepties en officiële cijfers vertellen niet altijd hetzelfde verhaal.
Politiek kan zich soms laten leiden door angst.
Sociale media kunnen opvallende voorbeelden uitvergroten.
Statistieken daarentegen geven meestal een rustiger en veel completer beeld.
De huidige cijfers laten zien dat de islam nog altijd één van de belangrijke religieuze gemeenschappen van Amsterdam vormt.
Maar dezelfde cijfers tonen óók aan dat, in tegenstelling tot wat jarenlang werd beweerd, het aandeel moslims niet groeit, maar juist al jaren geleidelijk afneemt.

Want de toekomst van grote steden wordt niet alleen gevormd door religie.
Ook economie, woningmarkt, onderwijs, migratie en veranderende leefstijlen bepalen samen hoe een stad zich ontwikkelt.

Misschien is dit wel de belangrijkste boodschap van het onderzoek van de Gemeente Amsterdam:
Wie een samenleving wil begrijpen, moet zich niet laten leiden door vooroordelen of verhalen van horen zeggen, maar door betrouwbare gegevens. Percepties kunnen veranderen, maar uiteindelijk zijn het de cijfers die de werkelijkheid zichtbaar maken.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Frankfurt’ta “Genel Şüphe” Alarmı: Abu Bakr Camii’nden Toplumsal Barış Çağrısı

HIZLI YORUM YAP