47,5574$% 0.18
54,8602€% 0.06
64,2310£% 0.41
6.175,37%-1,31
10.093,00%-1,09
฿%
02:00

İSTANBUL (AA) – Tiyatrokare Genel Sanat Yönetmeni ve oyuncu Nedim Saban, "Özel tiyatroculuk bir kent kültürü gerektirir, maalesef biz bunu sağlayamadık. Bence özel tiyatroların en büyük problemi ekip ruhunu kaybetmek oldu." dedi.
Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği, Karagöz Derneği ve Özel Tiyatrolar Girişimi Derneği tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Kültür Sanat Alanı ve Kovid-19 Sonrası Toparlanma Süreci Çalıştayı'nda "İstanbul'un Özel Tiyatroları" başlıklı oturum düzenlendi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Bahçelievler Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayın oturumları, Bahçelievler Kültür Merkezi'nde devam ediyor.
Saban, özel tiyatroların açılma ve yaygınlaşma sürecinde halk evlerindeki eğitimin önemli bir yer tuttuğunu belirterek, özel tiyatroların ve tiyatrocuların birbirlerinden etkilenmelerinin de İstanbul'daki özel tiyatroları geliştiren sebeplerden biri olduğunu söyledi.
Londra, Paris ve New York gibi şehirlerde özel tiyatroların mekansal anlamda bir arada bulunduğuna dikkati çeken Saban, bu bir aradalığın İstanbul'da belli yıllarda sağlansa da halihazırda olmadığını dile getirdi.
Saban, tiyatrocuların kendini ait hissedeceği salonların ve kulislerin olması gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ustalarımız kulise çok değer verirdi. Bizim artık kulisi bile görmediğimiz tiyatrolar var. Bizim özel tiyatrolarımızın en büyük problemi Batı'yı taklit etmek oldu. Batı taklitçiliği bizim çok büyük bir hazinemizi öldürdü. Bu hazine geleneksel Türk tiyatrosuydu ve dünyanın hiçbir yerinde yoktu. Özel tiyatroculuk bir kent kültürü gerektirir, maalesef biz bunu sağlayamadık. Bence özel tiyatroların en büyük problemi ekip ruhunu kaybetmek oldu."
Özel tiyatroların bugün genelde Kadıköy ilçesinde bulunduğunu ifade eden Nedim Saban, Türk tiyatrosunun son döneminde tek kişilik oyunlar ya da star odaklı büyük prodüksiyonlarla seyirci karşısına çıktığını aktardı.
Saban, İstanbul'daki ilk özel tiyatro binasının Küçük Sahne olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Küçük Sahne 1951'de kuruldu. Burada Muhsin Ertuğrul, Haldun Dormen, Münir Özkul, Lale Oraloğlu, Mucap Ofluoğlu, Suna Selen ve Cahit Irgat gibi isimler var. İlk sansürlenen oyun da yine burada, o da Godot'u Beklerken oyunu oluyor. Daha sonra Haldun Dormen bir tiyatro derneğiyle Beyoğlu'nda ilk oda tiyatrosunu kuruyor. Beyoğlu'ndaki bir apartman dairesindeki duvarı göstererek 'yıkın ve oda tiyatrosu kuralım' diyor. Bugünkü Atlas Sineması'nda yer alan Küçük Sahne'nin hemen karşısında ise Ses Tiyatrosu var. Ses Tiyatrosu, şu anda Osmanlı mimarisinden kalan tek tiyatromuz. Burada'da çok önemli operalar sahneleniyor. İlk üniversite tiyatromuz ise Avni Dilligil tarafından kuruluyor. Tiyatronun yaygın olması gerektiğine inanıyor. Türk tiyatrosunda özel tiyatroların gelişimi böyle devam ediyor."
Mustafa Cengiz son yolculuğuna uğurlandı
1
Uluslararası Aktivistler Gözaltında: “Madleen” Gemisi Tartışmaları Alevlendirdi
160876 kez okundu
2
New York’ta, ‘Azınlık Toplumu Olarak Müslümanca Yaşam’ konulu konferans!..
150353 kez okundu
3
Solingen Kurbanları Filibe’de toprağa verildi!..
118978 kez okundu
4
DİTİB, Hessen eyaletinde İslam din dersi eğitimine devam edecek
109001 kez okundu
5
Cumhurbaşkanı Erdoğan belediye başkan adaylarını açıkladı
106133 kez okundu
BAE Başsavcısı: (Flydubai yardımcı pilotu) Sanık, 11 Eylül’den esinlenerek saldırıyı planladığını itiraf etti
H₂O Hayatın ve İnsanlığın Anayasası
Tutuklanan eski Alman istihbaratı başkanının ABD’de İsrail lobisiyle ilişkisi gün yüzüne çıktı
İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım birçok ilde protesto edildi
Stiftung Bildung Eğitim, İletişim Kadrosunu Aylin Kocabeygirli ile Güçlendirdi
Hollanda’da Müslüman ve yabancı düşmanlığı hayatın her alanında yükselişte
İşten Çıkarma Bildirimi Aldınız mı? Haklarınızı 3 Hafta İçinde Koruyun
KAV, Frankfurt Kitap Fuarı 2026’da Demokrasi ve Çeşitlilik Mesajı Verecek
Avrupa’da Müslüman karşıtlığı son 10 yılda artarak ana akım siyasete yerleşti
Hollanda Hükümetini Ezan mı Kurtaracak, yoksa Ezan Tartışması Yeni Bir Çatlak mı Açacak?