İsrail polislerinin koruması altında bugün Aksa’nın avlusuna giren 1500 Yahudinin dini ayin ve Talmudik ritüeller gerçekleştirdiği aktarılan açıklamada, İsrail güçlerinin de bu sırada namaz için Mescid-i Aksa’ya girmeye çalışan Filistinlilere zorluk çıkardığı kaydedildi.
Bu arada Filistin resmi haber ajansı WAFA, İsrail güçlerinin, baskılar sırasında Mescid-i Aksa’nın Meğaribe (Faslılar) Kapısı’nı kapattığı bilgisini paylaştı.
Kudüs Valiliği de gün içinde yaptığı açıklamalarda, radikal yerleşimci grupların sabah saatlerinden itibaren İsrail polisinin koruması altında Meğaribe Kapısı’ndan yoğun halde baskın turları düzenlediklerini aktarmıştı.
İsrail güçlerinin söz konusu baskınlar için Filistinlilerin Aksa’ya girişlerini kısıtladığı belirtilen açıklamalarda, uygulamaların Mescid-i Aksa’da mevcut tarihi ve hukuki statükonun sürekli ihlali olduğunu vurgulanmıştı.
Kudüs Valiliği açıklamalarında, 1143 İsraillinin Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlediğini ve Talmudik ritüeller gerçekleştirdiğini duyurulmuştu.
Filistin: Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlaller kırmızı çizgidir, ateşle oynamaktır
Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, yaptığı açıklamada, İsrailli yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’ya yönelik artan baskınlarının ve İsrail polisinin koruması altında gerçekleştirdikleri Talmudik ayinlerin ciddi tehlike oluşturduğunu ifade etti.
Bu ihlallerin, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında yeni bir fiili durum dayatmaya ve Filistinli Müslümanların ibadetlerine yönelik kısıtlamalar getirmeye çalıştığını gösterdiğini belirten Ebu Rudeyne, söz konusu uygulamaların dünya genelindeki Müslümanların duygularını ciddi şekilde provoke ettiğini kaydetti.
Ebu Rudeyne, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı zamansal ve mekansal olarak bölmeye yönelik girişimlerinin ve işgal altındaki Kudüs’teki tırmanışın, siyasi çatışmanın bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit edecek bir “din savaşına” dönüşmesi riskini artırdığını ifade etti.
Mescid-i Aksa’nın 144 dönümlük alanının tamamının bölünemez ve ortaklığa konu edilemez bir İslami ibadet mekanı olduğunu vurgulayan Ebu Rudeyne, “Kutsallara yönelik ihlaller kırmızı çizgidir ve ateşle oynamaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası topluma harekete geçme çağrısı
Ebu Rudeyne, İsrail hükümetini söz konusu provokatif politikaların yol açabileceği ciddi sonuçlardan tamamen sorumlu tutarak, uluslararası topluma, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, Filistin halkına ve kutsal mekanlara koruma sağlayacak acil ve somut adımlar atma çağrısında bulundu.
İsrail makamlarının ihlallerini durdurması ve ilgili uluslararası kararlara uyması gerektiğini belirten Ebu Rudeyne, uluslararası toplumdan bu yönde harekete geçmesini istedi.
Hamas: İsrail, Mescid-i Aksa’da yeni bir fiili durum dayatmaya çalışıyor
Hamas, yaptığı yazılı açıklamada, işgal altındaki Kudüs ve Mescid-i Aksa’da baskınların, Talmudik ritüellerin ve baskıcı uygulamaların artmasının kentin Arap ve İslami kimliğini değiştiremeyeceğini ifade etti.
“İsrail’in Kudüs’ü “askeri kışlaya” dönüştürmesi, Filistinliler ve kutsal mekanlar üzerindeki baskısını artırması, İsrailli yerleşimcilerin baskınlarına ve Talmudik ritüellerine koruma sağlaması, kentin ve kutsal mekanların kimliğine yönelik devam eden saldırıların boyutunu gösteriyor” denilen açıklamada, Mescid-i Aksa’nın Pamukçular (Kattanin) Kapısı bölgesi ve avlularında yaşananlara dikkati çekildi.
Baskı ve Yahudileştirme uygulamalarının artırılması, güç kullanılarak fiili durum dayatılması ve sözde “bitkisel adakların” Mescid-i Aksa’ya sokulması girişimleri konusunda uyarıda bulunulan açıklamada, bu uygulamaların İsrail’e veya fanatik Yahudilere Mescid-i Aksa üzerinde herhangi bir hak vermediği ve mescidin İslami kimliğini değiştirmediği vurgulandı.
Açıklamada, Kudüs, Batı Şeria ve İsrail içindeki Filistinlilere Mescid-i Aksa’da nöbet tutmayı ve buraya gitmeyi sürdürme, Yahudileştirme planlarına ve İsraillilerin uygulamalarına karşı koyma çağrısında bulunuldu.
Arap ve İslam ülkelerine de Kudüs ve Mescid-i Aksa’daki gelişmeler karşısında acilen harekete geçme ve adım atma çağrısı yapılan açıklamada, saldırıların ve ihlallerin durdurulması ve kutsal mekanların korunması için baskı yapılmasını istendi.
Yahudilerin dini bayramlarında Mescid-i Aksa’ya baskınlar yoğunlaşıyor
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Yahudilerin dini bayramlarının olduğu dönemlerde Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlarını artırıyor.
Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994’te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.
Ancak İsrailliler, 2003’ten bu yana Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni olmadan İsrail’in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde Mescid-i Aksa’ya giriyor. Bu girişleri baskın olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.