43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
59,6039£% -0.78
6.786,60%-9,85
11.826,00%-7,26
3433249฿%-5.85464
02:00
Üç aylara girdiğimiz bu günlerde, manevî takvimin ikinci durağı olarak kabul edilen Berat Gecesi, Müslüman bireyin dinle kurduğu ilişkiyi yeniden gözden geçirmesi için güçlü bir imkân sunmaktadır.
Bu gece, ibadet takvimine eklenmiş sıradan bir tarih değil; insanın kendisiyle, Rabbiyle ve sorumluluk alanlarıyla yüzleştiği yoğunlaştırılmış bir bilinç zamanıdır.

– İslâm Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Ne var ki Berat Gecesi, çoğu zaman farziyet–bid‘at eksenine sıkıştırılarak tartışılmakta; böylece gecenin ahlâkî, eğitsel ve dönüştürücü boyutu gölgede bırakılmaktadır.
Oysa İslâm geleneğinde bazı zaman dilimleri, yükümlülük üretmekten çok şuur inşa eden duraklar olarak değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede Berat Gecesi’ni, “yapılması gerekenler listesi” üzerinden değil; tergîb ve teşvik ilkesi üzerinden okumak daha sahih bir yaklaşım sunar.
Bu geceleri tanımayanlar olduğu gibi, bu gecelere hürmet besleyen geniş bir Müslüman topluluk da vardır.
Ancak rahmet, af ve muhasebe çağrısı taşıyan bir zaman diliminin, Müslümanlar arasında gerilim ve suçlama dili üretmesi, asıl üzerinde durulması gereken problemdir.
Berat Gecesi, ihtilafın değil; kalbin yumuşadığı, dilin sükûnete çağrıldığı ve insanın kendisiyle yüzleştiği bir vakit olarak okunmalıdır.
1. İNSANIN “SÜRÜMÜNÜ” YÜKSELTEN GECE
Berat Gecesi, adeta insanın manevî sürümünü yükselttiği bir eşiktir. Nitekim Hz. Ömer’e nispet edilen “حَاسِبُوا أَنْفُسَكُمْ قَبْلَ أَنْ تُحَاسَبُوا – Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin” sözü, bu gecenin ruhunu özetler mahiyettedir.
Berat, insanın kendini güncellemesi, hatalarını fark etmesi ve istikametini yeniden belirlemesi için bir durak noktasıdır. Burada amaç, geçmişi inkâr etmek değil; geçmişle yüzleşerek daha sahih bir gelecek inşa etmektir.
Bu yönüyle Berat Gecesi, insanın ruhuna bulaşan zararlı virüslerden arınma gecesidir. Kibir, ihmal, duyarsızlık, zulme alışma ve vicdan körelmesi gibi hastalıklar, bu gecede fark edilir hâle gelir.
Berat, insanın kendini “resetlediği” bir zaman dilimi olarak okunmalıdır; fakat bu reset, yüzeysel bir silme değil, bilinçli bir yeniden başlama iradesidir.
2. HAYRET DEĞİL, İBRET VAKTİ
Bu gece, hayretin değil ibretin vaktidir. Dünyaya salvet eden virüsler, sadece biyolojik değil; ahlâkî ve vicdanî bir çöküşü de hatırlatmaktadır. Berat Gecesi, insanın başına gelenleri “neden biz?” sorusuyla değil, “biz nerede yanlış yaptık?”muhasebesiyle okumasını ister.
Belki de bu gece, tevhidin kudretle yeniden idrak edildiği; insanın kendi acziyetini fark ederek Rabbine yöneldiği bir vakittir. Kim bilir, bu gece insanın samimi bir tövbeyle yeniden ayağa kalktığı andır. Tövbeyi yalnızca bireysel günahlarla sınırlamak ise büyük bir eksikliktir.
Berat, ihmal edilen sorumlulukların, ötelenen adalet taleplerinin ve sessiz kalınan zulümlerin de muhasebesini zorunlu kılar.
3. TOPLUMSAL VİCDAN VE BERAT BİLİNCİ
Berat Gecesi, yalnızca bireysel kurtuluş perspektifiyle ele alındığında eksik kalır. Bu gece, mustazafların uzaklara çevirdiği bakışını semaya kaldırdığı, dertlilerin ve mazlumların “Dâhilek yâ Resûlallah” diye niyaz ettiği gecedir.
Yetimlerin, yoksulların ve kimsesizlerin sığınacak bir liman, tutunacak bir dal aradığı bir dünyada, Berat’ı yalnızca “benim affım” üzerinden okumak, gecenin ruhuna aykırıdır.Bu bağlamda Berat, “ben”den çok “biz” üzerinden anlaşılmalıdır.
Kul hakkı, sosyal adalet, emanet bilinci ve sorumluluk ahlâkı bu gecenin düşünsel arka planını oluşturur. İlâhî divandan berat talep eden bir insanın, yeryüzündeki mazluma karşı da yüz akıyla durabilmesi gerekir.
4. İLÂHÎ DİVANDAN BERAT TALEBİ
Bu gece, günahların ve seyyiâtın af gecesidir; fakat aynı zamanda Allah’a ve insanlara karşı ihmal edilen sorumluluklardan dolayı af dileme gecesidir.
Zünûb ve seyyiâtlarımızdan berat almak, Hâkim-i Mutlak’ın huzurunda yeniden doğrulmak anlamına gelir.
Desene; bu gece, İlâhî divandan berat alma gecesidir. Berat Gecesi, ne kutsallık yarışına ne de inkâr refleksine kurban edilmelidir.
Bu gece, Müslüman için hesap sormanın değil; hesaba çekilmeden önce durup düşünmenin zamanıdır. Dengeli, usûllü ve ahlâk merkezli bir okuma, bu gecenin gerçek anlamını ortaya çıkaracaktır. Her birimizin beratını alabilmesi duasıyla; Gecemiz mübarek olsun.
Prof. Dr. Hadi SAĞLAM – İslâm Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
DİTİB Genel Başkanı Ramazan Ilıkkan’dan Berat Kandili mesajı
1
New York’ta, ‘Azınlık Toplumu Olarak Müslümanca Yaşam’ konulu konferans!..
148743 kez okundu
2
Solingen Kurbanları Filibe’de toprağa verildi!..
118577 kez okundu
3
DİTİB, Hessen eyaletinde İslam din dersi eğitimine devam edecek
107416 kez okundu
4
Katar Başbakanı resmi olarak ateşkesi duyurdu!…
59886 kez okundu
5
Haydi Onurcan’a destek olalım
50478 kez okundu