DOLAR

43,4990$% 0.19

EURO

51,6240% -0.9

STERLİN

59,6039£% -0.78

GRAM ALTIN

6.786,60%-9,85

ÇEYREK ALTIN

11.826,00%-7,26

BİTCOİN

3433249฿%-5.85464

İmsak Vakti a 02:00
Amsterdam ÇOK BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Bayrağa Saygısızlık, Toplumsal Barışa Saldırıdır!..

Kutsallara ve ortak sembollere yönelik hakaret, meşruiyet üretmez; aksine düşmanlığı derinleştirir.

"1" height="10" width="20%" direction="up">

Bayrak, basit bir kumaş parçası değil; kolektif kimliğin hukuken tanınmış sembolü, tarihsel hafızanın taşıyıcısı ve ortak vicdanın görünür tezahürüdür.

"1" height="250" width="100%" direction="up">

Bu sebeple bayrağa yönelen her saygısızlık, münferit bir taşkınlık yahut sıradan bir provokasyon olarak okunamaz. Böyle bir fiil, doğrudan birlik iradesini, hukuk düzenini ve toplumsal barışı hedef alan nitelikli bir saldırıdır.

İslâm Hukuku Anabilim Dalı Başkanı

Zira bayrak, farklılıkların çatışmadan birlikte yaşamasını mümkün kılan ahlâkî ve siyasal sözleşmenin sembolik ifadesidir.

Bu sözleşme zedelendiğinde, eleştiri meşru sınırlarını yitirir; kutuplaşma, tahrik ve şiddet dili kamusal alana hâkim olmaya başlar.

Bu noktada Kur’ân’ın evrensel ahlâk ve hukuk ilkesi yol göstericidir:
وَلَا تَسُبُّوا الَّذِينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ فَيَسُبُّوا اللَّهَ عَدْوًا بِغَيْرِ عِلْمٍ(“Allah’tan başkasına tapanlara sövmeyin ki onlar da bilgisizlikle Allah’a sövmesinler”; En‘âm 6/108).

Bu ilke, saygının tek taraflı bir talep değil; karşılıklılık esasına dayanan bir ahlâk ve hukuk zemini olduğunu açıkça ortaya koyar.

Kutsallara ve ortak sembollere yönelik hakaret, meşruiyet üretmez; aksine düşmanlığı derinleştirir.

Eleştiri, düşünsel anlam üretir; hakaret ise yalnızca yıkım ve ayrışmadoğurur. Hukuk devletinin asli görevi, bu iki alan arasındaki sınırı net biçimde korumaktır.

Bayrağa saygı, törensel ritüellerle sınırlı bir davranış biçimi değildir; adalet, eşitlik ve onur güvencesi ile tamamlanan bütüncül bir sorumluluktur.

Hukukun sustuğu, liyakatınaşındığı, hakkın ertelendiği bir düzende semboller yüksek sesle konuşur; ancak yüksek sesle konuşan semboller, çoğu zaman yalnızlaşır.

Bayrağı gerçekten yücelten şey, onu kışkırtmanın ve gerilimin aracı hâline getirmek değil; vakarlı bir dil, adil bir düzen ve birleştirici bir kamusal ahlâkiçinde taşımaktır.

Bu nedenle bayrağa yönelen her saygısızlığı açıkça kınıyor ve lanetliyoruz. Zira bayrağa uzanan el, er ya da geç toplumsal barışa uzanmıştır.

Bayrağın korunması, yalnızca devletin kolluk gücüyle yerine getireceği teknik bir görev değildir; bu, toplumsal vicdanın müşterek sorumluluğudur.

Hukuk, elbette yaptırımı tayin eder; ancak belirleyici olan, toplumun meşruiyet sınırlarınınerede ve nasıl çizdiğidir.

Bir toplum, ortak sembollerine yönelik hakareti tolere etmeye başladığında, aslında birlikte yaşama iradesinin aşınmasına razı olmuş demektir.

Bu bakımdan bayrağa saygı, bir nezaket meselesi değil; anayasal düzenin ahlâkî zeminidir. Çünkü semboller hukukla korunur; fakat ahlâkla yaşar.

Buradan açık bir çağrı yapılmalıdır: Siyaset dili, medyanın üslubu ve genel kamusal söylem, kışkırtıcı değil onarıcıolmak zorundadır.

Bayrağı savunmak, onu bir çatışma nesnesine dönüştürmekle değil; adaleti tahkim etmek, hukuku işletmek ve saygıyı çoğaltmakla mümkündür.

Kur’ân’ın uyarısı bu noktada hâlâ diridir:وَالْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِ(“Fitne, öldürmekten daha beterdir”; Bakara 2/191).Fitne, sembolleri istismar ederek toplumu ayrıştırmaktır.

Buna karşı durmak, sessiz kalmamak ve vakarlı bir kararlılıkla bayrağın taşıdığı anlamı savunmak, hepimizin sorumluluğudur.

Sonuç itibarıyla bayrak, yalnızca göndere çekilen bir işaret değil; birlikte yaşama ahdinin görünür ifadesidir. Ona yönelen her saygısızlık, bu ahdi bozma teşebbüsüdür.

Bu teşebbüsü lanetliyor; bayrağı hukukla, ahlâkla ve ortak vicdanla savunmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz. Çünkü bayrak, ancak adaletin gölgesinde dalgalandığında gerçek anlamını bulur.

Prof. Dr. Hadi SAĞLAM

İslâm Hukuku Anabilim Dalı Başkanı

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Bakım Masrafları Rekor Kırdı: Hessen’de Yaşlı Bakımı Cebe Ağır Geliyor

HIZLI YORUM YAP