47,5574$% 0.18
54,8602€% 0.06
64,2310£% 0.41
6.175,37%-1,31
10.093,00%-1,09
฿%
02:00
KÖLN/EUTURKHABER – Almanya’ya Türk işgücü göçünün başlamasının üzerinden 65 yıl geçti. 1961 yılında başlayan göç süreci, bugün Almanya’da yaşayan milyonlarca insanın hayatını, iki ülke arasındaki ilişkileri ve Avrupa’daki Türk toplumunun gelişimini şekillendiren önemli bir tarihsel dönüm noktası olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), göçün 65. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı basın açıklamasında, Almanya’nın savaş sonrası ekonomik kalkınmasına katkı sağlayan birinci kuşağı saygı ve minnetle andı. Açıklamada, ilk kuşağın ortaya koyduğu emeğin yanı sıra onların çocukları ve torunlarının Almanya’nın farklı alanlarında üstlendiği rollerin de altı çizildi.
1961 yılında başlayan işgücü göçüyle Almanya’ya gelen Türk işçiler, fabrikalarda, madenlerde ve inşaatlarda ağır çalışma koşulları altında emek verdi. İlk yıllarda çoğunlukla geçici işçi olarak görülen bu insanlar, zaman içerisinde ailelerini de Almanya’ya getirerek kalıcı bir toplumsal yapının oluşmasına katkıda bulundu.
UID, açıklamasında birinci kuşağın yalnızca ekonomik üretime katkı sağlayan işçiler olmadığını, aynı zamanda iki ülke arasında insani, kültürel ve toplumsal bağların kurulmasında önemli rol üstlendiğini vurguladı.
Bugün ikinci, üçüncü ve dördüncü kuşaklar, Almanya’nın sosyal ve ekonomik hayatında giderek daha görünür hâle geliyor. Türk kökenli insanlar bilimden akademiye, ekonomiden siyasete, sağlıktan spora ve kültür hayatına kadar pek çok alanda faaliyet gösteriyor.
UID’nin açıklamasında, Türk kökenli vatandaşların katkılarının artık sanayi sektörüyle sınırlı olmadığına dikkat çekildi. Almanya’da yetişen çok sayıda insanın hem Almanya’da hem de Türkiye’de milletvekili, büyükelçi, bürokrat, akademisyen, girişimci ve kanaat önderi olarak görev yaptığı belirtildi.
Bu insan kaynağının, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir köprü vazifesi gördüğü ifade edildi.
Almanya’da doğup büyüyen yeni kuşakların eğitim, meslek ve toplumsal katılım alanlarında elde ettiği birikim, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği bakımından da önem taşıyor. UID, 65 yıllık göç tarihinin yalnızca geçmişte yaşanan olaylarla değil, bugün ortaya konulan çalışmalar ve geleceğe yönelik hedeflerle de değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Açıklamada, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin de ortak geçmişin somut göstergelerinden biri olduğu belirtildi.
UID, Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacminin 52 milyar doları aştığını, Türkiye’de binlerce Alman sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini ve Almanya’da yüz bini aşkın Türk kökenli girişimcinin iş dünyasında yer aldığını bildirdi.
Akademik ilişkiler kapsamında ise Türk-Alman Üniversitesi ve çeşitli bilimsel iş birliği programlarının iki ülke arasındaki bilgi paylaşımına ve ortak çalışmalara katkı sunduğu ifade edildi.
Bu tablo, Türk toplumunun Almanya’daki ekonomik ve toplumsal varlığının yanı sıra Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve kültürel ilişkilerde üstlendiği rolü de ortaya koyuyor.
UID, 65 yıllık ortak geçmişin yalnızca başarılarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek Almanya’da ırkçı saldırılar sonucu yaşanan acılara da dikkat çekti.
Açıklamada Mölln ve Solingen’deki ırkçı saldırılar, NSU cinayetleri ve Hanau katliamı hatırlatılarak ırkçılık ve aşırı sağ tehdidinin toplumda bıraktığı derin izlere işaret edildi.
Günümüzde İslam düşmanlığı, yabancı düşmanlığı ve ayrımcılığın demokratik toplum açısından ciddi sorunlar olmaya devam ettiği vurgulandı.
UID, farklı kökenlerden insanların eşit haklarla, güven içinde ve karşılıklı saygı temelinde yaşayabilmesinin demokratik toplum düzeninin önemli gereklerinden biri olduğunu ifade etti.
Açıklamada, Solingen’de 1993 yılında gerçekleştirilen ırkçı kundaklama saldırısında ailesinin beş ferdini kaybeden Mevlüde Genç’in barış ve birlikte yaşam çağrısı da hatırlatıldı.
Yaşadığı büyük acıya rağmen toplumsal barış, kardeşlik ve insanlık mesajları veren Mevlüde Genç’in duruşunun gelecek kuşaklar için önemli bir örnek olduğu belirtildi.
UID, Mevlüde Genç’in mirasını şu sözlerle özetledi:
“Sevgi yaşatır, nefret öldürür.”
Bu mesajın, yalnızca Türk toplumuna değil, ayrımcılık ve nefretle mücadele etmek isteyen bütün kesimlere yönelik evrensel bir çağrı niteliği taşıdığına dikkat çekildi.
Uluslararası Demokratlar Birliği, Almanya’daki Türk toplumunun artık yalnızca “misafir işçi” kavramıyla tanımlanamayacağını belirterek Türk kökenli vatandaşların ülkenin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
Açıklamada, eğitimden çalışma hayatına, kamu hizmetlerinden siyasi temsile kadar farklı alanlarda fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
UID’nin öne çıkardığı başlıca konular arasında çifte vatandaşlık hakkının korunması, ayrımcılıkla etkin mücadele edilmesi ve toplumun bütün kesimlerinin eşit fırsatlardan yararlanabilmesi yer aldı.
Demokrasi, hukuk devleti ve eşit vatandaşlık ilkelerinin güçlendirilmesinin hem toplumsal barış hem de Almanya’nın geleceği açısından önem taşıdığı belirtildi.
UID, ırkçılık, aşırı sağcılık, yabancı düşmanlığı ve İslam düşmanlığına karşı duruşunun açık olduğunu bildirdi.
Açıklamada, bu sorunlarla mücadelenin yalnızca göçmen kökenli toplulukların sorumluluğunda olmadığı, demokratik toplumun bütün kesimlerinin ortak çaba göstermesi gerektiği kaydedildi.
Birinci kuşağın çocukları ve torunları olarak Almanya’nın geleceğini şekillendirme kararlılığında olduklarını belirten UID, daha adil, güçlü ve kapsayıcı bir toplum için demokrasi, hukuk devleti, eşit vatandaşlık ve karşılıklı saygı ilkeleri doğrultusunda çalışmayı sürdüreceklerini açıkladı.
Uluslararası Demokratlar Birliği, Almanya’ya Türk işgücü göçünün 65. yıl dönümü dolayısıyla 30 Ekim 2026 Cuma günü saat 16.00’da UID Genel Merkezinde bir basın toplantısı düzenleyeceğini duyurdu.
Basın toplantısının ardından Almanya’ya ilk gelen kuşağın temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya gelinecek. Programla, Almanya’nın kalkınmasına emek veren öncü nesle teşekkür edilmesi ve onların bıraktığı mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına dikkat çekilmesi amaçlanıyor.
1961’de başlayan göç süreci, aradan geçen 65 yılda yalnızca bir işgücü hareketliliği olmaktan çıkarak iki ülke arasında çok yönlü ilişkilerin geliştiği uzun bir ortak geçmişe dönüştü. UID’nin açıklaması, bu geçmişin emek, toplumsal katılım, eşitlik ve birlikte yaşam perspektifinden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Kaynak: Uluslararası Demokratlar Birliği (UID)
Ankara zirvesi, Türk devletlerinin dayanışmaya olan bağlılığını yansıtıyor: Türk iletişim başkanı
AVRUPA
DİTİB’in Uluslararası İlahiyat Programı 20 yaşında: Köln’de 200 din görevlisi bir araya geldi
1
Uluslararası Aktivistler Gözaltında: “Madleen” Gemisi Tartışmaları Alevlendirdi
161106 kez okundu
2
New York’ta, ‘Azınlık Toplumu Olarak Müslümanca Yaşam’ konulu konferans!..
150456 kez okundu
3
Solingen Kurbanları Filibe’de toprağa verildi!..
119010 kez okundu
4
DİTİB, Hessen eyaletinde İslam din dersi eğitimine devam edecek
109103 kez okundu
5
Gazze’ye Yardım Götüren “Küresel Sumud Filosu”na İsrail Engeli
63449 kez okundu
UID: Almanya’ya Türk İşgücü Göçünün 65. Yılı: “Birinci Kuşağın Emeği Unutulmayacak”
Ankara zirvesi, Türk devletlerinin dayanışmaya olan bağlılığını yansıtıyor: Türk iletişim başkanı
DİTİB’in Uluslararası İlahiyat Programı 20 yaşında: Köln’de 200 din görevlisi bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 29 Ekim Mesajı: “Milli Mücadele, Milletimizin Gücünü Bütün Dünyaya Gösterdi”
Cumhuriyetin Tapusu Milletindir; Devlet Kimsenin Ganimeti Değildir!
65 Yıllık Göç Hikâyesi: Macit Karaahmetoğlu’ndan Almanya’ya Mesaj: “Misafir Değil, Bu Ülkenin Emektarları”
Hollanda’da Filistin’e destek için 111 haftadır hafta içi her sabah sessiz protesto düzenleniyor
Sırbistan’da Gençler Kazandı!.. Dünyaya Önemli Bir Ders Verdiler!
Türkiye ile İşgücü Anlaşması’nın 65. Yılı – Aynı Zamanda IGMG’nin de Tarihi
GUPİ Avrupa Sahnesini Oberhausen’da Açtı