47,5574$% 0.18
54,8602€% 0.06
64,2310£% 0.41
6.175,37%-1,31
10.093,00%-1,09
฿%
02:00

DÜZCE (AA) – Düzce Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Numan Konuk, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından uykusuzluk, çaresizlik, öfke gibi durumları şu aşamada normal kabul ettiklerini belirterek, “Bunların geçiştirilmesi, yatıştırılması, teskin edilmesi de gerekmiyor büyük problemlere yol açmadığı müddetçe. Bu duyguların yaşanması olağan.” dedi.
Konuk, AA muhabirine, depremlerin boyutunun çok büyük olduğunu, afetin ardından üst seviyede yaşanan nüfus hareketliliğinin de ikincil problemler olarak ortaya çıktığını söyledi.
Depremlerin meydana geldiği ortam koşullarına değinen Konuk, “İklim koşullarının kötü olduğu bir ortamda felaket yaşandı. Diğer yandan da pandemiden yeni çıkmıştık. Normalleşme sürecinde insanların afetlere gücünün, takatinin kalmadığı bir dönemde denk geldi.” ifadesini kullandı.
Konuk, depremin insanlar üzerinde oluşturduğu etkilerden bahsederek, “Afetten sonra duyguların iç içe geçme durumu var. Öfke, çaresizlik ve yas süreci iç içe giriyor. Peşinden de henüz devreye girmeyen kabullenme süreci girecek. İnsanlar afetin büyüklüğünü henüz kabullenmiş değil. Gerek etki alanı gerek coğrafyası gerekse etkilediği kitle bakımından çok farkında değil insanlar. Bizler de çok farkında değiliz halen. Biraz zaman geçince bu kabullenmelere bakacağız, o zaman değerlendirme yapacağız. Gerçek değerlendirme ise bu aşamadan sonra oluyor.” diye konuştu.
Depremin yıkıcı etkisine işaret eden Konuk, şöyle devam etti:
“Bu yaşadığımız çok büyük trajedi. Gerek can kaybı gerekse yaşattığı yıkımın büyüklüğü bakımından sadece orada yaşayanları değil, ülkenin diğer bölgesindeki insanları da etkiledi. Tehdidin gerçek kısmı var; o da biz deprem ülkesiyiz. ‘Bugün orada oldu, acaba yarın yaşadığımız yerde mi olacak?’ diye insanlar tedirgin. Hele Düzce gibi daha önce deprem yaşamış insanlar bu beklentinin çok farkındalar. 1999’da ağustos ve kasım depremlerini art arda yaşamış insanlar, deprem tehdidinin farkında olarak yaşıyor.
Öte yandan büyük yerleşim alanları ve insan popülasyonunun yoğun olduğu İzmir, İstanbul, Ankara gibi illerde yaşayanlar, deprem tehdidini aynı pandemide olduğu gibi ‘Ne zaman yakalanacağım, nasıl yakalanacağım, hangi koşullarda yakalanacağım?’ çaresizliği, öfkesi ve telaşı içerisinde bekliyor. Uykusuzluk, çaresizlik, öfke gibi durumları şu aşamada normal kabul ediyoruz. Bunların geçiştirilmesi, yatıştırılması, teskin edilmesi de gerekmiyor büyük problemlere yol açmadığı müddetçe. Bu duyguların yaşanması olağan.”
– “Profesyonellerden de psikolojik anlamda etkilenenler oldu”
Konuk, bölgede yürütülen çalışmalara destek veren görevli veya gönüllülerin ruhsal yönden güçlü olması gerektiğini vurgulayarak, “Bölgede resmi görevlilerin dışında gidip çalışmalara katılan gönüllüler de altyapısında psikolojik problemler varsa kahramanlık rolüne girmemeli. Hepimiz bu dönemde kahramanlık rolüne soyunduk. Bu durum, zamanla altındaki problemlerle birlikte tükenmişlik durumu oluşturuyor. Birçok kişi profesyonel de olsa böyle bir afete ilk kez şahit oldu. Onlardan da bu durumdan psikolojik anlamda etkilenen oldu. Arama kurtarma ekiplerinden sağlıkçılardan ve güvenlik güçlerinden geçmişte böyle görevde bulunmuş meslek gruplarından bazıları da afet sonrası travmatize durumu yaşadı.” ifadelerini kullandı.
Bölgede çalışan medya mensuplarının felaketlerin aktarılmasında etik kurallara riayet etmesi gerektiğinin altını çizen Konuk, “Yani medya çalışanlarının bunu daha nötral biçimde ele alabilecek profesyonellikte olmalarını bekliyoruz. Fakat bütün etik kurallara uysa dahi o bölgede görev yapan bir medya mensubunun kendisinde bir sağlık probleminin oluşmasını garip karşılamayız. O dönemde insanların öfkelerine muhatap kalmak, onları gözlemlemek, onları yatıştırmak görevi, ilk etapta medya çalışanlarına çıktı. Halen daha çıkıyor ve bu kısa sürede bitecek süreç değil.” diye konuştu.
Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinin ek binasında hizmet vermeye başladığı bildirildi.
1
Haydi Onurcan’a destek olalım
50915 kez okundu
2
Diyabet Riskini Azaltlamanın 8 Yolu!..
30272 kez okundu
3
Almanya’dan 13 yaş altı çocuklara geçici sosyal medya yasağı için ilk adım
22344 kez okundu
4
Dünya Sağlık Örgütünden tütün kullanımının kısırlığa yol açabileceği uyarısı
17563 kez okundu
5
Burun Ameliyatı, Horlama ve Apne Sorununa Çözüm Olabilir.
12218 kez okundu
Almanya’da gençlerin protesto gösterilerinde birçok kentte olaylar çıktı
Frankfurt’ta Gaziantep Rüzgarı: Tramvayda Çiğ Köfte, Baklava ve Müzik Coşkusu
Cumhuriyet’in 103. Yılı Etkinliğinde Türk-Alman Dostluğu ve Birlik Mesajları Öne Çıktı
IGMG RNS Bölgesi’nde Duygu Dolu Veda: Şerif Aslan Görevi Mahir Kurtoğlu’na Devretti
Fransa’daki Protestolar Almanya’ya Sıçradı: Köln’de On Binlerce Kişi Sokaklara Çıktı
IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün Köln Bölgesi Heyetini Kabul Etti
Pulheim DİTİB Başkanı Mesut Demirel Son Yolculuğuna Uğurlandı
IGMG Lollar Ulu Camii Yeni Binasını Dualarla İbadete Açtı
UID: Almanya’ya Türk İşgücü Göçünün 65. Yılı: “Birinci Kuşağın Emeği Unutulmayacak”
Ankara zirvesi, Türk devletlerinin dayanışmaya olan bağlılığını yansıtıyor: Türk iletişim başkanı